|
Elif KONAR
Uzman (Türk Dili ve Edebiyatı/ Çocuk Gelişimi ve Eğitimi)
4 yaş çocuğu model arar. Bir çocuğun kafası, en karışık bir
bilgisayardaki parçalardan daha karışık bir sistemdir ve
yaklaşık on milyar beyin hücresine sahiptir.
Ömür boyu kullanılacak temel alışkanlıklar çocuklukta
kazanılmakta ve insanın temel kişiliği okul öncesi dönemde
oluşmaktadır. Bu süre içinde çocuklar, eleştirmenden ziyade
örnek alabilecekleri bir modele ihtiyaç duyarlar.
İlk eğitimine ailede başlayan çocuk, çevresiyle etkileşime
girerek öğrenir ve eğitilir. Çocuk eğitimi konusunda yazılanları
ve söylenenleri uygulamanın zor olduğu da zaman zaman
belirtilmektedir. Okunanların davranış haline gelmesi için
bunların örneklerini görmek, uygulamak, sık sık tekrarlamak ve
çevrede de gözlemlemek gerekmektedir. Doğrular, her bir aileden
başlayarak topluma yayılabilir. Şu unutulmamalıdır ki, "onlar
çocuk ve hiçbir zaman mükemmel olmayacaklar; sürekli mükemmel
davranışlar sergileyenler ancak kitaplarda olur". Ebeveynlerin
yapabileceği, bu gerçekleri bilerek, en iyisi için en iyi
şekilde örnek olmaya gayret göstermektir.
Çok soru sorar,
hareketli ve enerjiktir
İsteklerinin anında yerine getirilmemesini anlayışla karşılamayı
öğrenmeye başlar. Beklemeyi ve paylaşmayı öğrenir. Sürekli
"Neden?, Niçin?, Nasıl?, Ne zaman?" sorularıyla sözcüklerin
anlamlarını sorar.
Çok hareketlidir. Enerjik, bedensel etkinlikleri sever.
Merdivenleri büyükler gibi kullanabilir. El ve parmakları, küçük
nesneleri alıp yerine koyabilecek hale gelmiştir. Gösterilirse,
ipliğe küçük tahta boncukları dizebilir. Örneğe bakarak küplerle
köprü ve kule yapabilir.
Kalemi büyükler gibi tutup kullanabilir. Tanınabilir biçimde
evler çizebilir. İnsan çizmeyi sever. Resimlerini yapmadan önce
ne çizeceğini söyler. Dört temel rengi uygun biçimde eşleştirir
ve isimlerini söyleyebilir. Yakın geçmişteki olayları,
deneyimleri, olup bitenler arasında ilişki kurarak anlatabilir.
Adını, soyadını, ev adresini ve yaşını söyleyebilir. 20'ye kadar
ezbere sayabilir. Şakalardan, fıkralardan, uygunsuz sözlerden ve
argodan hoşlanır. Kitaplara bakmaktan ve öykü dinlemekten çok
hoşlanır. Uzun öyküleri dinler ve zaman zaman gerçekle düşü
karıştırarak bir şeyler anlatır.
Yemek yerken kaşığı, çatalı kullanır. Ellerini yıkar, kurular ve
dişlerini fırçalar. Giysilerini çıkarıp giyebilir. Düğmelerin
iliklenmesinde, ayakkabı ve giysi bağlarında yardıma ihtiyaç
duyar.
Oldukça inatçıdır. Genellikle istediği gibi hareket eder.
İsteklerine karşı gelindiğinde, büyüklerle uygunsuzca, kaba bir
şekilde konuşabilir ve oyun arkadaşlarıyla kavga edebilir.
Taklidi, çeşitli giysiler giyip kılıktan kılığa girmeyi sever.
Evin dışında eline geçirebildiği malzemelerle bir şeyler
üretmeye çalışır. Büyüklerle ilişkilerinde olduğu gibi, kimi
işbirliği içinde olduğu, kimi çatıştığı başka çocuklarla
arkadaşlığa da ihtiyaç duyar. Küçük kardeşlerine ilgi gösterir,
sevgiyle yaklaşır. Sıkıntı içindeki oyun arkadaşlarının
duygularını anlamaya, paylaşmaya çalışır. Kurallara uygun ve
anlaşılır konuşabilir. Bildiği birkaç çocuk şiirini ezbere
okuyabilir. Şarkıları doğru olarak söyleyebilir.
Düzgün cümleler
kurun ve sabırlı olun
Çocukla konuşurken tam ve düzgün cümleler kurmaya dikkat edin.
Konuşurken eşyalardan "bu, şu, o" diye değil, isimleriyle
bahsedin. "Onu ver" yerine, "Kalemi ver"; "O seninki değil, bu
seninki" yerine, "O terlik seninki değil, bu terlik seninki"
gibi.
Çocuğunuzun bütün sorularını "sabırla" cevaplayın. Çünkü o, dış
dünyayı sizin aracılığınızla öğrenecektir. Ortak etkinlikler
yapın ve onunla konuşun.
Birlikte vakit
geçirin
Çocuğunuzla yapacağınız şeyleri, yapılması gereken bir görev
gibi değil, "zevk aldığınız ortak bir etkinlik" olarak düşünerek
yapın ki, zevk ve mutluluğunuzu çocuğunuz beden dilinizden de
anlayabilsin. Sizinle birlikte olmaktan dolayı o da mutlu olsun
ve severek öğrensin.
Birlikte kitap bakmaya ve okumaya özen gösterin. Çocukla
birlikte geçirilecek okuma vakitleri büyükler için de çocuğu
daha iyi tanıyabilme açısından faydalı vakitlerdir.
Oyun ihtiyacını
ihmal etmeyin
Bütün vücudunun gelişmekte olduğunu ve çocuğun enerjisini
harcaması gerektiğini bilin; çocuklar yaşlarının gereği olarak
hareketlidirler. (Ama biz büyükler küçüklüğümüzü unuttuğumuz
için zaman zaman onları "yaramaz, hiperaktif" diye
isimlendirebiliyoruz.) İmkan oldukça çocukla birlikte park,
bahçe gibi alanlarda vakit geçirilmelidir.
İzin verin ve
destekleyin
Yapabileceği işleri kendi başına yapmasına izin verin; yemek
yeme, giyinip soyunma gibi. Doğru yaptığında onaylayın.
Uygunsuz
ifadelere dikkat
Uygunsuz, argo ifadelerle karşılaşıldığında direkt ceza yerine,
yaşın gereği olduğunun da bilinciyle güzellikle, o ifadeleri
unutturarak bu olumsuz durumu aşmaya çalışın. Unutmayın ki,
çevrede ya da evde kullanılmayan ifadeleri çocuk öğrenemez!
İtiraz ve inatçılığa karşı iyi ilişki
zemini oluşturun
Dengeli ve düzenli olarak devam ettirilen sevgi ve hoşgörü
ortamı, çocuğun içinde yaşadığı kaygı halini azaltacak, onu
anne-babayla işbirliğine zorlayacaktır. Öncelikle iyi ilişki
zemini oluşturulmalı ve çocuk, bu iyi ilişki zemininde
yönlendirilmeye çalışılmalıdır. Bu şekilde birçok sorun
büyümeden halledilebilecek ve her şeye itirazlar gittikçe
azalacaktır. Çocuklar, aralarının iyi olduğu ve sevdiği kişileri
kırmak, onlara karşı gelip, onları üzmek istemezler.
Özür dileyin
ki...
Özür dilemeyi öğrenme, konuşmayla birlikte başlar. Ama daha önce
anne-baba ve diğer yetişkinler çocuktan özür dilediyse çocuk
özür dilemeyi öğrenebilir. Hataları farkettiğinizde özür dileyin
ki, çocuk da özür dilemeyi öğrenebilsin.
 |