Çocuk Giyimi
 

   Giyim, korunma ve süslenme amaçlıdır. Korunma, beden sağlığı; süslenme ise ruh sağlığı açısından önemlidir. Giyim, mevsime göre olmalıdır. Yetersiz giyim, hastalıklara ve soğuğa karşı direnci zayıflatır. Çok sık giyim ise terleyip soğuk almaya neden olacağı için sakıncalıdır.
   Çocuk giyimi, onların sağlıkları ve etkinlikleri açısından oldukça önemlidir. Çocuk giyim eşyaları, yıkanabilir ve dayanıklı olmalıdırlar.

0-1 Yaş Arası Bebek Giyimi
   Bebeğinizi giydirirken üşütmemesine ve terlememesine özen gösterin. Giyim, mevsim ve oda sıcaklığına göre ayarlanmalıdır. Bebeğin derisi, sıcak ve soğuğa karşı yetişkinlerden çok daha duyarlıdır. Büyüklerin üşümediği yerlerde üşüyebilir, terlemediği yerlerde de terleyebilirler. Yetişkinlere göre çok daha hareketli oldukları için terlemeye daha müsaittirler.
   İlk haftalarda bebeğinizin üzerini sıkça değiştirmek zorunda kalacağınız için çok sayıda küçük boy kıyafetlere ihtiyacınız olacaktır. Bebeğiniz büyüdükçe kıyafet değiştirme sıklığı azalacağından ve çocuklar çok hızlı büyüdükleri için kıyafetleri çabuk küçüleceğinden, çok kıyafet almanız gereksizdir.

“Giysileri seçerken dikkatli olmalısınız”
   Bebeğinizin hareketlerini kısıtlamayan ve rahat kıyafetler seçin. Alacağınız giysiler, bebeğinizin kollarından ve başından rahatlıkla geçebilecek genişlikte ve sık yıkanabilir özellikte olmalıdır. Ayrıca, bebeğinizin giysilerini alırken sentetik olmamasına dikkat edin.
   Bebeğin derisi hassastır. Bu nedenle bebek giyiminde derinin hava almasını sağlayan kumaşların kullanılmasına özen gösterin. Çocukların iç çamaşırlarını pamuklu kumaşlardan tercih edin. Pamuklu kumaşlar, deriyi daha az tahriş eder ve sık yıkanmaya karşı da dayanıklıdırlar. Yünlü elbiseler diğerlerine göre daha pahalı, ama bebekler için sağlıklıdırlar. Yün, sıcaklığı emerek derinin hava almasını sağlar; yani, sıcak tutar, ama yakmaz.
   Bebeğiniz için ilk aylarda en çok kullanacağınız giysi yakası geniş açılabilen ve alt tarafı çıt çıtlı olan fanilalar; üst kısımdan bacak arasına kadar önünde ve ağ kısmında çıt çıt olan patikli tulumlar; yüzünü tırnaklarıyla çizmemesi için eldivenler; geceleri kullanabileceğiniz tulumlar, çoraplar, patikler ve kış için sokak giysileridir.

“Kışın bebeğimi/çocuğumu dışarı çıkarsam mı?”
   Kış aylarında, anneler ve babalar, “bebeğimi/çocuğumu dışarı çıkartsam mı?, üşütür müyüm?, doğru giydirebilecek miyim?” diye telaşa düşerler. Bebeklerin/ çocukların gerekli olan önlemler alındıktan sonra dışarı çıkarılması, hava aldırılması veya gezmeye götürülmesi doğru olacaktır. Fakat özellikle yeni doğan bebeklerin bünyeleri daha zayıf olduğundan, rüzgar ve yağmur korumalı bir bebek arabasıyla ve bebeği sıcak tutacak, rüzgar geçirmeyecek bir örtü ile dışarı çıkarın. Yine de dışarıya mümkün olduğu kadar soğuğun az olduğu saatlerde çıkın ve sürenin az olmasına özen gösterin; bebeğiniz büyüdükçe işler daha kolaylaşacaktır.

“Bebeğinizin çamaşırlarını yıkarken”
   Çamaşırlarda, çamaşır tozu artıkları kalmamasına dikkat edin. Mümkünse, deterjan değil, çamaşır tozu kullanılması daha sağlıklıdır. Deterjanların sağlıklı olduğuna dair reklamlar yapılsa dahi, kimyevi maddeler bebeğin derisi için tahriş edici özelliktedirler.

1-3 Yaş Arası Çocuk Giyimi
   Çocuğunuz yürümeye ve araştırmaya, deneyler yapmaya başladı. Üstü başı sürekli olarak kirlenmeye müsait. Bu nedenle, çocuğunuza, kirlendiği zaman sizi üzmeyecek elbiseler giydirmeyi tercih edin. Kıyafetler, her şeyden önce rahat olmalı ve çocuğunuzun hareketlerini kısıtlamamalıdır. Çocuğunuz 2 yaşındayken ve sonrasında kendi kendine giyinmek isteyecektir. Ona bu isteğini gerçekleştirmesini destekleyin ve ona yardımcı olun. İlk olarak, hemen sıkılıp acele edip çocuğunuza hemen müdahale etmemeyi öğrenin. Ona giyinebileceği yeterli süreyi verip sabırla bekleyin ve gerektiğinde ona yardım edin.
   Çocuğunuzun giyinmekte zorluk çıkarması ve giyinmek istememesi gibi durumlarla çok sık karşılaşabilirsiniz; bu durumda ona alternatif bir kaç giysi sunun ve kendisinin seçip giymesine izin verin ve giyineceği sırayla giysileri ona vererek yardımcı olun. Yalnız şu noktayı da ihmal etmeyin; seçmeleri için vereceğiniz alternatifi mevsime ve ortama uygun birkaç giysi ile sınırlandırın; mevsim ve ortamı tam olarak ayırt edemedikleri için seçim işlemini tamamıyla ona bırakırsanız giymesini kabul etmeyeceğiniz bir giysiyi de seçebilir. Çocuğunuz seçtikten sonra ona “hayır” deyip, huysuzluk çıkarmasına zemin hazırlamak yerine, en baştan ona uygun seçenekleri sunun. Bu şekilde çocuğunuzun giyimi çok daha kolay olacaktır. Çocuğunuz giyinirken düğmelere veya fermuarına yardımcı olun. Giysi alırken, çocuğunuzun rahat giyip çıkarabileceği giysileri tercih edin.

“Dokunmaya karşı hassas çocuklarınız için”
   Çocuklar rahatsızlıklarını tam olarak ifade edecek yeterli kelime dağarcığına sahip değillerdir. Giysilerinden rahatsızlık duyuyorlarsa bunun nedenini bilemeyebilirler. Böyle bir durumda anne-babanın dikkatli bir gözlemci olması gerekebilir.
   Kaşındıran bir kazak veya sıkan bir pantolon giydiklerinde bağırıyor, ağlıyor veya huysuzluk çıkarıyorlarsa çocuğunuz giysiden dolayı problem yaşıyor demektir. Çocuğunuz dokunmaya karşı hassas ise, ona yumuşak, rahat ve uygun giysiler alarak giyinmeyi bir işkence olmaktan kurtarın. Kaşındıran yünler, sert sentetikler, kolalı pamuklular, düğmeli ve çıtlılardan, tene sürtündüğünde tahriş edebilecek olan kıyafetlerden uzak durun. Giydireceğiniz kıyafetleri önceden yıkayarak daha yumuşak olmasını sağlayın.

“Çocuğunuzu giydirmek bir spora dönüşüyorsa”
   Herkes meşgul bir şekilde işe gitmek vs. için hazırlanırken çocuğunuz sizin dikkatinizi çekmeye çalışıyor olabilir; çünkü giyinirken sizi peşinden koşturtuyorsa, bu, onunla meşgul oluyorsunuz demektir. Eğer durum gerçekten böyleyse, onunla kısacık da olsa ortak bir etkinlik için zaman ayırın; minik bir öykü, oyun, birlikte kahvaltı gibi. Eğer yaptıkları sadece taşkınlık veya afacanlık ise, yataktan kalkar kalkmaz, iyice hareketlenmeden onu giydirmeyi deneyin. Onu sevdiği bir kaset veya öyküyle sakinleştirmeye çalışabilirsiniz. Mümkünse eşler arası işbirliği yapın; biriniz çocuğa öykü okurken diğeriniz onu giydirin.
   Zamanınız ve sabrınız yeterliyse, bu giyim sporuna katılın. “Bir kolu odada giydik, diğerini nerede giyelim? Mutfakta mı?...” Sizin bu oyuna gönüllü katılıyor olmanız zamanla çocuğunuzun ilgisini azaltabilir ve bundan vazgeçmesini sağlayabilir. Eğer bütün bunlar işe yaramıyorsa ve zamanınız yetersizse, yapabileceğiniz tek şey onu kucaklayarak acıtmadan giydirmektir.

“Palto, şapka ve eldiven giydirmek savaş haline dönüşüyorsa”
   Giyinmeyi pek çok çocuk sevmez, genellikle rahatına düşkündürler. Fakat kış kıyafetleri en büyük sorunların yaşandığı giysi çeşitleridir. Bunun nedeni ise, bu kıyafetlerin çocuğun hareketlerini neredeyse tamamıyla kısıtlıyor olmasıdır.

Peki, nasıl daha az sorun yaşarız?
   Öncelikle doğru kumaş seçimi… Bazı kumaşlar o kadar ağırdırlar ki, çocuğunuzun hareket etmesini imkansızlaştırır. Çok ağır, çok dar ve kısıtlayıcı paltolardan kaçının. Ağır kıyafetler yerine hafif ve yalıtımlı malzemeleri tercih edin. Havanın gerçekten çok soğuk olmadığı günlerde palto konusunda ısrar yerine, ekstra bir kazak veya ceket giyme şansı tanıyın. Giydirirken ilgisini başka yöne çekmek de seçeneklerden biridir. Giymek istemediği kıyafetleri önce siz giyiyormuşsunuz gibi yapıp, işi espriye vurarak, birlikte gülümseyerek giyinmeyi deneyin. Çocuğunuz giyinmeden önce huysuzlanmaya başlamadan önce, pencereden dışarıyı görebiliyorsanız, havayı ve dışarıdaki herkesin nasıl giyinmiş olduklarını ona gösterin ve bu durum hakkında konuşun. Ne olursa olsun yaptıklarınız işe yaramıyorsa, mecburen giydirmek zorundasınız. Bu durumda prensipli, fakat anlayışlı olun; “Bunları giymek istemediğini biliyorum, ama dışarıda hava soğuk ve bunları giymeye mecburuz” ve giyindikten sonra mızlanmasına vakit tanımadan “Haydi bakalım, dışarıya çıkınca bugün de nefesimizi görebilecek miyiz?” gibi dikkatini dağıtın ve evden çıkın.
   Çok soğuk günlerde, hava sıcaklığı sıfırın altındaysa, don tehlikesi olabileceğinden, eldiven ve şapkayı reddediyorsa oynamak için dışarı çıkmasına izin vermeyin. Eldiven ve şapkayı alırken onun seçmesine izin vermeniz, bunları daha kolay benimsemesine yardımcı olabilir. Şapka ve eldiven takmak soğuğu engelleyeceği için gereklidir, ama soğuk algınlığını sadece bir virüs yapabileceği için bu konuda panik yapmayın. Evden çıkarken ne yaptıysanız taktıramadıysanız, yanınıza alın ve üşüyüp ellerini ovuşturmaya başladığı zaman bunları takması gerektiğini söyleyerek takın.

“Ayakkabı ve çorap seçimi”
   Yürümeyi öğrenirken bebeğinizin yalınayak olması, onun daha rahat dengede durabilmesini sağlar; çıplak bir ayak her zaman daha kolay yere basar. Bebeğiniz dışarıda yürüyecek kadar büyüdüğünde, bebeğinizin ayağında yapısal bir bozukluğa neden olmamak için, uygun bir çocuk ayakkabısı kullanmak önemlidir. Patik ve esnek ayakkabılar ayağı sıcak tutmaya yarar ama, yürümeye başladığında çocuğunuza uygun ve sağlıklı bir ayakkabı alın. İlk yürüyüş ayakkabısının topuk kısmını destekleyen derinin biraz sert ve tabanın esnek olması gerekmektedir. Bebeğinizin ayak bileğinin hareketini engelleyen ve yürümeyi güçleştiren ayakkabı ve botlardan kaçının.
   Ayakkabıyı küçük çocuklar konusunda tecrübeli elemanların çalıştığı yerden almayı tercih edin; bunu küçük çocukları olan tanıdıklarınızdan öğrenebilirsiniz. Ayakkabı almaya sizin ve çocuğunuzun aç, yorgun ve gergin olmadığı zaman gidin ki, huysuzluk çıkmadan uygun ayakkabıyı seçebilesiniz. Alacağınız ayakkabıyı giydireceğiniz mevsime uygun çoraplarla alışverişe çıkın. Ayakkabıların her iki ayağa da düzgün bir şekilde olduğuna emin olun. Ayakkabıyı çocuk otururken değil, ayakta ve ayakları üzerine ağırlığını vermiş durumda deneyin. Ayakkabıları kontrol ederken çocuğunuz yürüsün, kendi başına yürüyecek durumda değilse, birkaç adım atmasını sağlayarak deneyin. Ayakkabıları giydirdikten sonra parmaklarınızla da kontrol edin. Ayakkabı satın alırken ileriyi düşünerek alışveriş yapmayın; dar ayakkabı ne kadar sağlıksızsa, bol ayakkabı da aynı derecede sağlıksızdır.
   Ayakkabının uygunluğu kadar çorap da önemlidir. Yanlış çorap, ayakkabı ayağa uygun olsa bile, uzun süre ayakta kaldığında tahrişe neden olabilmektedir. Uzmanlara göre, ayağın nemini alan orlon çorap için uygun malzemedir. Ayakkabı uzun süre ayakta kalacaksa, en uygunu elastiki çoraplardır. Çoraplar ayağı sıkmamalı ve rahatça ayağa oturmalıdır; çok bol çorap katlanıp ayağın su toplamasına ve tahriş olmasına, çok sıkı çorap ise ayağın sıkışarak rahat büyüyememesine neden olur. Çocuğunuzun ayağından çorabı çıkardığınızda, ayaklarında iz görüyorsanız, bir numara büyük çoraplar almanın vaktidir.

“Çocuğunuzun odası; yatağı, yastığı ve örtüsü”
   En uygun oda, gürültüden rahatsız olmayacak kadar uzak, fakat kolay kontrol edilebilir bir mesafede olan odadır. Kuzey cephesine bakan odaları tercih etmeyin; çünkü kuzey cephesine bakan odalar soğuk ve nemli olur. Odanın doğudan ışık almasını tercih edin; yatak odalarının doğuya bakması bütün insanlar için iyidir. Güneş ışınları sabah rahat ve huzurlu uyanmayı sağlar. Batıya bakan odalar ise özellikle yaz geceleri çok sıcak olur.
   Bebeğinizin odasının en önemli özelliği, rahat havalandırabileceğiniz aydınlık bir oda olmasıdır. Gereksiz ve fazla eşya ile dolu bir odada, annenin hareketleri, bebeğin görüş, hareket ve oyun alanı kısıtlanacağı için hiç uygun değildir. Bebeğinizin bulunduğu odanın sıcaklığına ve nem oranına da dikkat etmek gerekir. Bebeğiniz, soğuktan büyüklere oranla daha çok etkilendiği için, nem oranına da dikkat etmek şartıyla, odanın ne çok sıcak ne de soğuk olmaması gerekir. Genel olarak 20 - 22 derece uygundur. Ayrıca yeni doğmuş bir bebeğin ve çocukların solunum yolları hassas olduğundan ısıtıcıların ve radyatörlerin üzerine su kapları koymak faydalı bir davranıştır.
   Bebeğinizin karyolasını herhangi bir şeye ulaşamayacağı bir yere yerleştirin. Karyola kenarları bebeğinizin ayağa kalktığında aşamayacağı yükseklikte olsun; karyola çubuklarının arası çok fazla geniş olmasın; bebeğin kafası aralardan geçmesin, sıkışabilir. Karyola içinde basamak yapıp yükselebileceği yastık, oyuncak vs. malzeme bulundurmayın. Bebeğinizin parmaklarının veya elinin takılabileceği dantelli veya diğer çeşit yatak örtüleri ve battaniyeler kullanılmayın; yatağın süslü olması değil, sağlıklı olması gereklidir. Bebeğinizin yatağının üzerinde uyku süresi hariç yastık veya yorgan bulundurmayın, bunlar terlemesine neden olabilir veya yüzüne denk gelirse nefes alışını zorlaştırabilir.
   Bebeğinizin ve çocuğunuzun yatağı, ne fazla yumuşak, ne fazla sert; yastığı ise ince olmalıdır. Çocuğunuz için, onu yatırdığınızda şekli bozulmayan ve ortası çukurlaşmayan yatakları tercih edin.
   Çocuklar yetişkinlere göre daha çabuk terledikleri için üzerine örttüğünüz yorgan hafif olmalı, fakat üşütmemelidir.

Elif Konar
Türk Dili ve Edebiyatı / Çocuk Gelişimi ve Eğitimi


Tasarım: EvrenKENT

 
Ana Sayfa  -  Eğitim  -  Gelişim  -  Hamilelik  -  Yazarlar  -  Aktiviteler  -  Linkler  -  Forum
Hakkımızda  -  Üye Girişi  -  Foto Albüm  -  Çocuk Filmleri  -  Bize Ulaşın
 

©Tüm Hakları Saklıdır. 2007. Annelik.org    annelik@annelik.org