|
Babaç:
Azameti olan, gösterişli.
Babek:
Kafkas kökenli ünlü ayaklanma kahramanı.
Babürşah:
Büyük Moğol Devleti'ni kuran hükümdarın adı.
Badur:
Yiğit, savaşçı.
Bagatur:
Yiğit. kahraman.
Bağdaç:
Bağdaşan, uyuşan dost.
Bağdasar:
1. Baltazar'ın Ermenicedeki karşılığı. 2. Üç büyük kraldan biri.
Baha:
1. Kıymetli şeyler, para. 2. Güzellik. 3. Parıltı.
Bahadır:
Yiğit, kahraman, batur.
Bahaeddin:
Dinin değerlisi, güzelliği.
Bahattin:
Dinin güzelliği.
Bahaullah:
Allah katında değer sahibi.
Bahir:
1. Deniz, umman. 2. Belli, açık. 3. Işıklı, parlak.
Bahri:
1. Deniz, denizle ilgili. 2. Bir çeşit deniz ördeği.
Bahşi:
1. Öğretmen, bilgin. 2. Saz şairi, âşık. 3. Hekim.
Bahtiyar:
Talihli, mutlu, mesut.
Bajen:
Yelpaze.
Bakanay:
Güzelliği gözle net bir şekilde görülebilen.
Baki:
Sürekli, sonsuz, ölümsüz.
Baksı:
Öğretmen, yol gösterici.
Balaban:
1. Bir çeşit doğan. 2. Oynatılan ayı. 3. Gürbüz, cüsseli. 4.
Çocuk bekçisi.
Balabey:
İri cüsseli ve saygı duyulan kişi.
Balamin:
Türk hükümdarı.
Balamir:
Tuna kayalarına kadar fetihler yapmış Türk hükümdarı.
Balatan:
Erken gelen şafak.
Balatekin:
Küçümen ve biricik, küçük şehzade.
Balay:
Ay yüzlü çocuk.
Balaz:
Yanakları tombul, kırmızı bebek.
Balbay:
Tatlı, sevimli bey, çocuk.
Balbey:
İyiliksever, hoşgörülü, saygın ve sevecen kişi.
Baldaş:
Taş gibi sert, bal gibi tatlı.
Baldemir:
Sevimli ancak yeri geldiğinde de demir gibi sert olan kişi
anlamında.
Baler:
1. Bal gibi sevecen insan. 2. Tatlı dilli, cana yakın.
Balhan:
Bal gibi sevecen yönetici.
Balı:
Türk erenlerinden birinin adı.
Balım:
1. Bal gibi tatlım. 2. Bektaşiliğe düzen veren Bektaşi babası
Balım Sultan'ın küçük adı.
Bali:
Eski, köhne.
Balkar:
Kuzey Kafkasya'da bir Türk boyu.
Balkı:
Şimşek, ışık, parlayış.
Balkır:
Işık saçan. parıldayan.
Balkış:
1. Güzel geçen bir kış mevsimi anlamında. 2. Işıma, parlama.
Balsan:
Sevecen ve hoşgörü hükümdar anlamında.
Baltaş:
Bal gibi tatlı, taş gibi sert.
Banar:
Osmanlı döneminde toprak yöneticisi.
Banemer:
Nisan.
Bangu:
1. Çığlık. 2. Tiz ses, bağırtı. 3. Yankı.
Barak:
1. Çok akıllı kimse. 2. Alaca renkli.
Baran:
1. Durağanlığı harekete geçiren etken. 2. Ulu, yüksek. 3.
Yağmur. 4. Esmer. 5. İri Koç. 6. Diri bitki. 7. Dirençli, güçlü.
Baranalp:
Güçlü yiğit.
Baransel:
Güç, kuvvet.
Barbaros:
Kızıl Sakal anlamına gelen, denizci Hayrettin Paşa'ya verilen
ad.
Barça:
Kalabalık bir tebaya hükmeden hükümdar.
Barçın:
Süslü ve değerli ipek kumaş.
Barhun:
Oset Nart Destanı'nda geçen mitolojik bir ad.
Barım:
Varlık, zenginlik, servet.
Barın:
1. Bütün, tüm. 2. Güç ve kuvvet.
Barış:
1. Barışmak işi. 2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla
belirtilmesinden sonraki durum, sulh. 3. Çevresiyle uyumlu,
dirlik içinde yaşamak.
Barışcan:
Barışı yürekten isteyen.
Barışkan:
Barışı sever, iyi huylu.
Barik:
1. Kibar, narin. 2. Parıldayan.
Barka:
Büyük sandal.
Barkal:
Sağlam, güçlü, yenilmez.
Barkan:
1. Yeniay biçiminde kumul. 2. Eski Türklere göre Arap
toprakları.
Barkev:
Hediye, armağan.
Barkın:
Gezgin, seyyah.
Barksal:
Güçlü, kuvvetli.
Barlak:
1. Sığınılacak yer, sığınak. 2. Parlak.
Barlas:
Çağatayların bir kabilesi. Savaşçı.
Barlık:
Varlık, zenginlik, servet.
Bars:
1. Kaplan benzeri bir yırtıcı hayvan. 2. Arının oğul yapması.
Barsbey:
Yırtıcı, sert bey.
Bartev:
Sunmak.
Bartık:
Yontu, heykel, kabartma.
Bartu:
En eski Türk hanlarından birinin adı.
Bartunç:
Güçlü, tunç gibi. 2. Sağlam yapılı.
Barzan:
Irak'ta bir aşiret.
Basir:
1. Görme, göz. 2. Her şeyi gören.
Baskan:
1. Baskıya, basmaya alışık. 2. Düşmanı alt etme, yengi.
Basri:
Görmeyle ilgili.
Başak:
Arpa, buğday, yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı
başı.
Başat:
Egemen, benzerleri arasında en üstün, en üstün.
Başay:
1. En önde, en büyük baş. 2. Yılın ilk ayı.
Başbay:
Çok varsıl, zengin kimse.
Başel:
Başta gelen el.
Başer:
Başta gelen, baş komutan.
Başhan:
Hunların ileri geleni. Hanların başı.
Başkal:
Daima önde ol. Üstün kal.
Başkut:
Uğurlu ve çok mutlu insan.
Başman:
Bir topluluğun ileri gelenlerinden her biri, saygın kimse.
Başok:
Önde gelen, ilk ok.
Başol:
Her zaman önde gel, yöneten ol.
Başöz:
Öz yönetici. En özlü.
Başûr:
Güney.
Batanay:
Ay'ın batışı gibi alımlı.
Baterez:
Nart Destanı'nda geçen mitolojik bir ad.
Batıbay:
Batıda sözü geçen, saygı duyulan kişi.
Batıbek:
Batı beyi.
Batıcan:
İçten ve sevecen kişiliği olan anlamında.
Batıhan:
Batının hükümdarı anlamında.
Batır:
Yiğit.
Batıray:
Ay parçası gibi güzel yiğit.
Batırhan:
Yiğithan.
Batırkan:
Yiğitlik geçmişine sahip anlamında.
Battal:
1. Kahraman. 2. İri, büyük.
Batu:
1. Üstün olan, güçlü, yiğit. 2. Yiğit.
Batuhan:
1. Yiğit hükümdar. 2. Altınordu devletinin kurucusu.
Batur:
Yiğit, korkusuz, gözüpek.
Baturalp:
Yiğitler yiğidi.
Baturay:
Ay parçası, güzel, yiğit.
Baturhan:
Kahraman, yiğit, önder.
Batyal:
Yokuş, bayır.
Baver:
Güvenilir, inanılır.
Bayalan:
Saygılı ve etkili kişi.
Bayar:
Ulu, yüce, büyük.
Baybars:
1. Bir tür küçük kaplan. 2. Çok zengin ve kaplan gibi yiğit.
Baybaş:
Zenginliği, saygınlığı ve de bilgeliği nedeniyle kendisine
danışılan kişi.
Baybora:
Hem zengin hem de fırtına gibi.
Baycan:
1. Canlı erkek, sevimli, cana yakın. 2. Zengin.
Bayça:
Zengin.
Baydar:
1. İlhanlı'ların komutanı. 2. Seçkin, hatırlı kişi.
Baydır:
Kuvvetli, çok güçlü.
Baydıralp:
Cesur ve güçlü kişi.
Baydu:
İlhanlı hükümdarı.
Bayduhan:
Kutluk Devleti şehzadelerinden.
Baydur:
Güçlü, kuvvetli, cesur. Zengin ve ölümsüz olasın.
Bayduralp:
Zengin ve ölümsüz yiğit.
Bayer:
Zengin ve cömert kişi.
Bayezit:
Çeşitli Osmanlı şehzadelerinin ortak adı.
Bayfun:
Çok yorgun.
Baygüç:
Zengin, güçlü kimse.
Bayhan:
Hanların zengini.
Bayık:
1. Açık seçik. 2. Geçici. 3. Ölümlü. 4. Doğru, gerçek söz.
Bayındır:
Onarılmış, yapılmış.
Baykal:
1.Yaban adı. 2. Moğolistan'da büyük bir göl.
Baykam:
Sağlığa kavuşturan, hekim.
Baykan:
Zengin ve soylu.
Baykar:
Mücadele.
Baykır:
Ay ışığı.
Baykor:
Saygın ve zengin kişi.
Baykut:
Zengin ve uğurlu kimse.
Baykutay:
1. Saygın, cömert. 2. Uğurlu ay anlamında.
Baylan:
Nazlı, edalı.
Bayman:
Zengin kimse.
Baypars:
Güçlü ve atik yiğit.
Bayram:
1. Neşe ve sevinçli gün. 2. Dini veya milli kutlama yapılan
günler. 3. Zengin kişi.
Bayrav:
Çok yeğin, şiddetli.
Bayrı:
Çok eskiden bu yana var olan.
Bayruk:
Eskimiş.
Baysal:
1. Barış, düzen. 2. Soylu, ünlü.
Baysan:
Zengin, soylu, tanınmış.
Baysat:
Dirlik düzenlik, bolluk.
Baysoy:
Zengin ve soylu.
Baysu:
Varlıklı ve su gibi değerli.
Baytaş:
Bir beye hizmet eden kimse.
Baytok:
Zengin ve gönlü tok.
Baytüze:
Varlıklı ve haktan olan.
Baytüzün:
Varlıklı ve adaletli.
Bayur:
Osmanlı döneminde sınır muhafızı.
Bedayi:
Eşi, benzeri olmayan.
Bedi:
1. Yoktan var eden. 2. Güzel, güzellik.
Bedih:
Şanı, şerefi büyük.
Bedii:
Güzellik ölçülerine uyan.
Bedin:
Nart Destanı'nda geçen mitolojik bir ad.
Bedir:
Dolunay.
Bedirhan:
İleri görüşlü, lider.
Bediz:
1. Açık, belli, açıkta. 2. Süs, nakış. 3. Resim, heykel.
Bedran:
1. Dik başlı at. 2. Hoş, yakışıklı.
Bedreddin:
1. Dinin ışığı. 2. Din bilgesi.
Bedrettin:
Bedir Savaşı gibi başarılı ol.
Bedri:
İçi altın dolu kese. İnce kumaş.
Bedros:
Taş.
Beğenç:
Beğeni.
Behçet:
1. Sevinç. 2. Güzellik, şirinlik, güleryüzlülük.
Behiç:
1. Sevinç. 2. Güzellik, şirinlik, güler yüzlülük anlamındaki
behçet sözcüğünden.
Behit:
Mucize, garip, beklenmeyen.
Behlül:
1.Çokgülen. 2. İyiliksever.
Behnan:
1. İyi huylu, güler yüzlü. 2. İyimser ve sempatik kişi
anlamında.
Behram:
1. İran'da Sesani devleti krallığı. 2. Merih yıldızı.
Behzat:
Temiz soylu, doğuştan iyilikle dolu.
Bek:
Sağlam.
Beka:
Bir Gürcü kralının adı.
Bekalp:
Güçlü, kahraman.
Bekata:
Geçmişi tavizsiz ve sert olan anlamında. Saygıdeğer kimse.
Beke:
Güçlü.
Beker:
Güçlü, kuvvetli.
Bekir:
1. Aslan gibi yüce, güçlü. 2. Yeni doğmuş, bakir. 3. Sabah erken
kalkıp işe koyulan kimse. 4. Deve yavrusu.
Bekri:
İçkiye düşkün.
Belek:
Hediye, armağan, sunu.
Belekan:
Siirt yöresinde bir aşiret.
Belen:
Dağ geçidi.
Beler:
Hun İmparatoru Atilla’nın dedesi. Beleme işini yapar, çocuğu
kundaklar, sarar sarmalar anlamında bir ad.
Belger:
Benzerlerinden ayrı özellikte olan.
Belgün:
Kesin, belirgin.
Belit:
1. Apaçık. 2. Hiçbir tanımlamayı gerektirmeyen önerme.
Benan:
Parmak, parmak uçları.
Bender:
İskele.
Bener:
Benli erkek çocuk.
Bengi:
Hiç son bulmayacak olan, ölümsüz.
Bengialp:
Yiğitliği ve kahramanlığıyla sonsuza dek anılacak olan kişi.
Bengican:
Ölümsüz ve sevilen kişi.
Bengimen:
Ölümsüz kişi.
Bengisan:
Adı sonsuza dek anılacak olan.
Bengisarp:
Ölümsüz ve sarp.
Bengisoy:
Soyu sonsuza dek yaşayacak olan.
Bengisu:
İçene ölümsüzlük vereceği söylenen efsanevi su.
Bengitaş:
Ölümsüzlük taşı, anıt.
Bengü:
Sonsuza değin yaşayacak olan, ölümsüz.
Bengütekin:
1. Ölümsüz ve biricik. 2. Ölümsüz şehzade.
Benk:
Cilt üzerindeki koyu leke, ben.
Bennu:
Parmak, parmak uçları.
Benokan:
Barış tanrısı.
Beral:
Göğse, sineye al, kucakla.
Berat:
1. Rütbe, nişan. 3. Ayrıcalık belgesi.
Berç:
Zengin.
Berçin:
Toplayan.
Berdan:
Bırakmak, terk etmek. Tarsus yöresinde bir akarsu.
Berdar:
1. Verimli, faydalı. 2. Yetişkin.
Berdest:
Hazır, amade.
Berdil:
Cana yakın, sevgili.
Berf:
Kar.
Berfin:
Kar gibi.
Berge:
İz, etki.
Berger:
Yöneten, idareci.
Bergin:
Güçlü, kuvvetli.
Berhan:
1. Sağlam, güçlü han. 2. Güçlü komutan.
Berk:
1. Şimşek. 2. Katı, sert. 3. Sağlam. 4. Sıkı.
Berkal:
Sağlam, güçlü kal.
Berkan:
1. Güçlü olan, parıldayan. 2. Kıvırcık kuzu postu. 3. Volkan,
yanardağ.
Berkant:
1. Güçlü ant. 2. Orta Asya'da bir sıradağ.
Berkay:
Şimşek gibi parlak, güçlü, ay gibi.
Berkcan:
Canı sağlam olan.
Berke:
1. Altınordu hükümdarı. 2. Kamçı, kırbaç.
Berkel:
Güçlü, sağlam el.
Berkem:
Onarılmış yer.
Berker:
Güçlü, sağlam erkek.
Berketi:
Saygıdeğer, hatırı sayılır kişi.
Berkin:
Güçlü, sağlam.
Berkkan:
Geçmişi sağlam olan anlamında.
Berkman:
Güçlü kişi.
Berkok:
Güçlü ve sağlam ok.
Berkol:
Güçlü ve sağlam ol.
Berköz:
Güçlü kimse, özü sağlam.
Berksal:
Güçlü, sağlam sal.
Berksan:
Güvenilir, güçlü, sözünün eri.
Berksay:
Sağlam, iri, sert kaya. Suyu bol çay.
Berksin:
Güçlü ve kuvvetlisin.
Berksoy:
Güçlü soy.
Berksu:
1. Sert su. 2. Güçlü, sert asker.
Berksun:
Gücünü sun.
Berktan:
Tanyeri gibi güzel.
Berktin:
Güçlü ruh.
Berkuk:
Mısır Çerkes Memlükleri'nde bir kral.
Berkün:
Sağlam ün.
Berna:
Genç, delikanlı.
Beröz:
Özü sağlam olan kişi anlamında.
Berran:
Kesici, keskin.
Bersis:
Mısır Çerkes Memlükleri'nde bir kral.
Berslan:
Savaşçı.
Berşan:
Ünü sürekli.
Bertan:
Tan yüzlü güçlü insan.
Berter:
Nitelikli.
Bertuğ:
Tuğlarıyla birlikte.
Besim:
Güler yüzlü, güleç.
Beslan:
Eski bir Çerkesçe isim.
Besnik:
Eski bir Arnavutça isiın.
Beşareddin:
Dinin müjdesi.
Beşe:
Paşa.
Beşer:
İnsanoğlu, insan.
Beşir:
1. Müjdeci. 2. Güler yüzlü, güleç.
Betik:
Yazılmış şeyler, kitap, mektup.
Betim:
Bir şeyin resmi ya da heykeli. 2. Bir şeyi, bir kimseyi, bir
olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı.
Betin:
Heybetli, kuvvetli.
Beyazıt:
Kimi Osmanlı şehzadelerine verilen ad.
Beybars:
Pars gibi güçlü bey.
Beybolat:
İradesinin gücüyle anılan saygın kişi anlamında.
Beybora:
Bora gibi sert, aniden öfkelenen bey.
Beycan:
Candan, içten bey. Varlıklı kimse.
Beycen:
Cana yakın bey.
Beyhan:
Uygur hanlarından.
Beyrek:
Çok kibar.
Beysan:
1. Beyefendi. 2. Zenginlik. 3. Ün, şöhret.
Beyzat:
Bey olarak doğan.
Bezmen:
Bezen, usanan.
Bican:
Canını esirgemeyen, şehit. Fedai.
Bidayet:
Başlama.
Bijar:
Seçkin.
Bilal:
Su, süt ve benzeri içecekler. Suyla ıslatan; ıslaklık anlamında.
Bilan:
Süslü kılıç kemeri.
Bilbay:
Saygın ve de bilgili kişi.
Bilen:
1. Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş olan. 2. Tanıyan.
Bilgay:
Bilgili ve Ay gibi güzel.
Bilge:
Her şeyi iyi bilen, bildiklerini en yararlı biçimde
kullanabilen, olgun kimse. Ermiş.
Bilgealp:
Bilgili ve cesur kişi.
Bilgebay:
Bilgili ve saygın kişi.
Bilgeç:
Bilen, bilgili.
Bilgeer:
Bilgili ve sözüne güvenilir kişi.
Bilgehan:
1. Bilgili ve hükümdar kişi. 2. Göktürk hakanı.
Bilgekağan:
Bilgili ve savaşçı kişi.
Bilgekan:
Bilgili ataları olan kişi.
Bilgen:
Bilen, bilgili.
Bilger:
Bilen, bilgili.
Bilget:
Bilgiye götüren kimse.
Bilgetay:
Bilginler kurulu.
Bilgiç:
1. Her konu hakkında bilgisi bulunan. 2. Bilgisi olmadığı halde
bilir gibi görünen.
Bilgier:
Bilgi küpü insan.
Bilgihan:
Göktürk İmparatoru. Bilgiçhan.
Bilgin:
1. Her konuda güvenilir bilgisi olan. 2. Alim, bilgili kişi.
Bilginay:
Ay gibi bilgili ve aydınlık.
Bilginer:
Bilgili yiğit.
Bilgisel:
Bilgi ile ilgili.
Bilgünay:
Bilgili ve Ay gibi.
Bilgütay:
Bilgili ve bilgi peşinde olan. Timuçin'in beylerinden birinin
adı.
Bilhan:
Bilgili, yönetici.
Bilkan:
Bilgili soydan gelen. Sultan Baybars'ın maliye işlerine bakan
devlet adamı.
Bilkay:
Bilgili ve Ay gibi.
Bilmen:
Bilen, bilgili kimse.
Bilsay:
"Tanı ve saygı duy" anlamında bir ad.
Bilsel:
Bilgi dağarcığı seller gibi.
Biltan:
Bilginin doruğu.
Biltaş:
Bilgisi taş gibi sağlam.
Biltay:
Bilgili ve bilgi peşinde olan.
Binal:
Bin türlü kırmızı.
Binali:
Çocuğun yaşaması dileğiyle verilen bir ad. Ali’nin oğlu.
Binalp:
Binlerce kahramana bedel.
Binay:
Bin tane Ay.
Bincan:
Yürekten, bin canla.
Binışık:
Yaşam boyu ışık saç anlamında.
Binkan:
Soyu çok eskilere dayanan.
Binkaya:
Bin kaya gibi.
Biralp:
Benzersiz kahraman.
Birant:
Tek yemin, tek ant. Özelliği olan yemin.
Bircan:
Biricik ve cana yakın.
Birce:
Biricik.
Birdal:
Değerli ve tek dal.
Biret:
Eşsizliğe aday, biricik.
Birge:
Hep beraber anlamında.
Birgi:
Tek, eşsiz, biricik.
Birgit:
Birlikte, beraberce anlamında.
Birhan:
Biricik hakan, tek hükümdar.
Birkan:
Aynı kandan, aynı soydan olan.
Birke:
Su biriken yer.
Birkök:
Bir kökten çıkan.
Birmen:
Tek olan, eşsiz olan.
Biroj:
Sabah vakti.
Birol:
Bir ol, tek ol.
Birsel:
Birle ilgili, tek sel.
Birsen:
Bir tek sen.
Birsin:
Biriciksin, teksin.
Birsoy:
Soyu, kökü bir.
Birtan:
Bir yerde, tan gibi.
Birtaş:
Tek, bir tane, taş gibi.
Birtek:
1. Eşi benzeri olmayan. 2. Çok sevilen.
Bleda:
Eski bir Arnavutça isim.
Blobar:
Savruk olmayan.
Boğaç:
Dede Korkut öykülerinde geçen bir yiğit.
Boğatır:
Yiğit, cesur savaşçı.
Boğatu:
Yiğit, alp.
Bolat:
Çelik gibi sert.
Bolcan:
Hareketli, canlı.
Bolhan:
Eskiden yaşamış bir Türk beyi.
Bolkan:
Kanı çok olan.
Bora:
Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgâr.
Boracan:
Bora gibi sert.
Borahan:
Sert ama öfkesi çabuk geçen hakan.
Borak:
1. İşlenmemiş toprak. 2. Boz renk.
Borakan:
Bora gibi sert kanlı.
Boran:
Şimşek, gök gürültüsü, sert fırtına ve sağanak yağmurla ortaya
çıkan hava olayı.
Boranalp:
Birden parlayan, öfkelenen yiğit.
Boranbay:
Saygın ve sert.
Borancan:
Boran gibi sert.
Boransü:
Fırtına gibi asker.
Borasu:
Rüzgârlı, yağmurlu su, deniz.
Borataş:
Sert ve taş gibi.
|