|
Übeydullah:
Allah’ın kulu.
Übeyt:
Köle, kölecik.
Üçel:
1. Üç tane el. 2. Üç ülke.
Üçer:
Yüce ve yiğit kişi.
Üçkök:
Üç tane kök.
Üçok:
Yüce ve hızlı kişi. Oğuz Destanı'na göre sol kolda bulunan 12 Oğuz
boyuna verilen genel ad.
Üge:
Ünlü, adı duyulmuş.
Üke:
Onur.
Ülcan:
Ele avuca sığmaz, çok canlı.
Ülez:
1. Salgın. 2. Batmak üzere olan güneş.
Ülfer:
Büyük su, ırmak.
Ülfet:
1. Alışma, kaynaşma. 2. Görüşme, konuşma. 3. Arkadaşlık, dostluk.
Ülgen:
1. Ulu, yüce, yüksek. 2. Sağlam. 3. İyilik tanrısı.
Ülgenalp-Ülgener:
Yüce yiğit, sağlam yiğit.
Ülger:
Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım yıldız, Ülker.
Ülgü:
1. Pay, hisse. 2. Yakışıklı. 3. Tutum, tavır. 4. Amaç edinilen şey.
Ülgün:
Ulaşılmak istenen.
Ülhan:
İyi huylu han.
Ülke:
1. Bir devletin egemenliği altında bulunan kara, deniz ve havanın
oluşturduğu bütün. 2. Devlet. 3. Herhangi bir özelliği yönünden
düşünülen bölge.
Ülkem:
Benim olan yurt, yurdum.
Ülken:
Senin yurdun.
Ülker:
Boğa burcunda bulunan, yedi yıldızdan oluşan bir takım yıldız.
Ülkü:
1. Ardından koşulan, uğruna çalışılan, ulaşılmak istenen yüce amaç.
2. Gerçekte olmayıp ancak tasarıda, düşüncede tasarım olarak var
olan ve yalnızca düşünceyle kavranabilen şey. 3. En yüksek.
Ülkümen:
Amaç sahibi kişi, ülkü kişisi.
Ülmen:
Deniz adamı, denizci.
Ümit:
Umut.
Ümran:
Uygarlık, ilerleme, refah. Umran.
Ünad:
Adı gibi kendide ünlü olan.
Ünal:
Ünle ilgili. Adın duyulsun, tanın.
Ünalan:
Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse.
Ünaldı:
Adı duyulmuş.
Ünalp:
Tanınmış, ünlü yiğit.
Ünay:
Ünlü ve Ay gibi kimse, ünü olan Ay.
Üncan:
Sevilen ünlü.
Üner:
Yiğitliğiyle şöhretli olan.
Üngün:
Şöhretli gün.
Üngür:
Şöhreti her tarafı sarmış olan.
Ünkan:
Soyu ünlü olan.
Ünlen:
Herkesçe tanın, ünün her yana yayılsın, ün sahibi ol.
Ünler:
Yüksek sesle bağırır.
Ünlücan:
Tanınan ve sevilen.
Ünol:
Şan ol, ünlü ol.
Ünsaç:
Her yana ününü duyur.
Ünsal:
Her yana adını duyur.
Ünsan:
Ünlü ve sanlı.
Ünsay:
Tanın ve sayıl.
Ünsev:
Tanın ve sevil.
Ünseven:
Tanınmayı, ünlenmeyi seven.
Ünsever:
Ünlü olmayı sever.
Ünsevin:
Ünlü ol ve sevin.
Ünsoy:
Tanınmış, ünlü soy.
Üntürk:
Tanınmış, ünlü Türk.
Ünügör:
Çok tanınmış, ünlenmiş, ünü yaygın.
Ünügür:
Adı güçlü olan.
Ünüvar:
Herkesçe tanınır, ünlü.
Ünver:
Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen.
Ünyay:
Ününü sal.
Ürgün:
1. Korku, çekingenlik. 2. Uçurum kıyısı. 3. Panik, telaş.
Üsgen:
Gelişmiş, yüksek.
Üstay:
Ay gibi yüce.
Üstel:
Üstün nitelikli el, becerikli, usta.
Üster:
Baş olan yiğit. Değeri yüksek erkek.
Üstol:
Baş ol, üstün ol.
Üstüngü:
En üstteki, yüksekteki.
Üveys:
İsteyen, arzu eden.
Üzeyir:
1. Güçlü. 2. Değerli, az bulunur. |