-D-                    KIZ İSİMLERİ                    -F-

 

Ebru: 1.Bulut renginde. 2.Kağıda suyla yapılan bir çeşit süsleme yöntemi. 3.Kaş.

Ece: 1. Kraliçe. 2. Güzel kız, kadın. 3. Ana. 4. İleri gelen.

Eceay: Ay gibi parlayan kadın.

Ececan: Cana yakın kraliçe. Sevilen kadın.

Ecegül: Gül gibi güzel kraliçe.

Ecegün: Çok güzel bir günde doğan.

Ecehan: Yönetici konumundaki ece, kraliçe.

Ecem: Kadınım, bir tanem, kraliçem.

Ecenaz: Nazlı güzel.

Ecenur: Göz kamaştıracak güzelliğe sahip olan.

Ecer: Genç, taze, yeni. Güzel, iyi, hoş.

Ecesu: Su gibi berrak ve çok güzel.

Eceyar: Çok güzel sevgili.

Ecmel: Eşsiz güzellikteki kadın. Çok güzel.

Eda: 1. Davranış, tavır. 2. Naz, işve. 3. Verme, ödeme. 4. (Namaz için) Kılma, yerine getirme. 5. Üslup, tarz, anlatım biçimi.

Edaay: Ay gibi güzel ve de nazlı.

Edacan: Nazlı ama içten olan kimse.

Edacık: Nazlılığıyla sevilen.

Edadil: İşveli dili olan.

Edagöz: Gözlerinden nazı ve işvesi okunan.

Edagül: Gül gibi işveli. Nazlı gül.

Edagün: Nazlı gün, nazenin.

Edagüz: Nazlı sonbahar.

Edagüzar: Becerilerini göstermekte nazlanan.

Edalı: Nazlı, işveli.

Edalıay: Nazlı bir ay gibi.

Edalıcan: İçtenliğinde nazlan an.

Edalıgül: Nazlı bir gül gibi.

Edalınaz: Naz yapar gibi.

Edalınur: Işık saçmak, nazlanır gibi olan.

Edalıses: Nazlı ses.

Edanaz: Nazlı, havalı, nazenin.

Edanur: Işık saçan nazlı güzel.

Edasal: İşvesiyle tanınan.

Edasay: Nazlı hanımefendi.

Edasel: Nazlı, coşkulu.

Edases: Nazlı ve işveli bir sese sahip olan.

Edasu: Nazlanan.

Edaşan: Nazlılığıyla şan, şöhret sahibi olmuş.

Edaşen: Neşeli ama nazlı.

Edayar: Nazlı sevgili.

Edayel: Nazlı nazlı esen rüzgâr.

Edayüz: Nazlılığı yüzünden okunan.

Edgü: İyi.

Edibe: 1. Edepli, terbiyeli. 2. Edebiyatla uğraşan, yazar. Yazınsal yapıtlar veren kimse anlamındaki edip sözcüğünden.

Edis / Ediz: Değerli, ulu, yüce. Benzerlerinden üstün.

Efdal: 1. Faziletli. 2. Tercih edilen.

Efil: Esinti.

Eflâtun: Leylâk ile erguvan arası renk.

Efnan: Çeşitler.

Efruz: 1. Şule, parıltı. 2. Aydınlatan, parlatan.

Efsane: 1. Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayali hikaye, söylence. 2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye.

Efser: Taç. Tay.

Efsun: Büyü, tılsım, sihir.

Efşan: Saçan, serpen, dağıtan.

Eftelya: Eski bir Yunan ismi.

Egegül: Ege'nin gülü.

Egenaz: Ege'nin nazlı kızı.

Egenur: Ege'nin aydınlığı.

Ekim: 1. Ekmek eylemi. 2. Yılın onuncu ayı.

Ekin: 1. Tahıl tohumunun tarlaya ekildiği andan harman oluncaya değin aldığı durumların ortak adı. 2. Kültür.

Ekinç: Ekin.

Ekmel: En eksiksiz, en mükemmel.

Ela: Açık kestane göz rengi.

Elaay: Güzel gözlü ve ay gibi parıldayan.

Elacan: Ela gözlü içten kimse.

Elacık: Etrafına ışık saçan.

Elafer: Ela renkli ışık saçan.

Elagöz: Ela gözlü güzel.

Elagül: Güzel gözlü ve zarif görünümlü.

Elagüz: Mahzun sonbahar.

Elanaz: Ela gözlü nazlı güzel.

Elanisa: Ela gözlü kadınlar.

Elanur: Ela gözleriyle nur saçan.

Elasu: Ela gözlerinden temizlik akan.

Elaşan: Gözlerinin güzelliğiyle şöhret olmuş.

Elayar: Ela gözlü güzel sevgili.

Elayüz: Çok güzel yüz.

Elbin: Bin tane el, birlik.

Elbir: Birlik olma, el birliği etme.

Elbirlik: Beraberlik, dayanışma, el ele verme.

Elbiz: El beceresi kuvvetli sanatçı. Bizim yöremiz.

Elçim: 1. Deste, demet, tutam. 2. Az, bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne.

Elçin: 1. Deste, demet. 2. Ağustos böceği. 3. Bilmece, bulmaca. 4. Kız istemeye gönderilen kimse, dünür.

Eldem: Cana yakın, sevimli, iyi huylu.

Elefteria: Özgürlük.

Elem: Üzüntü, acı, keder.

Eleni: Mitolojide Helen olarak geçen ismin günümüzdeki kullanılışıdır. Aynı zamanda Kral Konstantin'in eşinin de adıdır. 21 Mayıs'ta isim günü kutlanır.

Elfiyye: Bin beyitlik şiir.

Elgin: 1. Gurbette yaşayan, garip. 2. Dost. 3. Başkalarını seven.

Elhan: Nağmeler.

Elif: 1. Arap alfabesinin ilk harfi. 2. İnce uzun boylu zarif kız. 3. Alışmış, alışılan.

Elit: 1. Seçkin. 2. Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün.

Eliz: Yabancı yerdeyiz, yabancıyız. El izi.

Elkin: 1. Doğduğu yerden ayrı düşmüş olan. 2. Dost. 3. Başkalarını seven.

Elmas: Saflığın, parlaklığın ve paha biçilmezliğin simgesi bir maden. Sevgili, değerli.

Elmasım: 1. Değer verme. 2. Değer vererek seslenme durumu.

Elvan: 1. Renkler. 2. Rengârenk, alacalı.

Elver: Yardım eden, yol gösteren.

Emeç: 1. Amaç. 2. Yamaç. 3. Memeden kesilmemiş buzağı. 4. Yosunların tutunma organı.

Emek: 1. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü. 2. Uzun, yorucu ve özenli çalışma.

Emel: Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. Arzu, özlem. İstek, umut. Son, nihayet, bitim.

Emeti: 1. Bereket, bolluk. 2. Hala.

Emine: 1. İnanılır, güvenilir. 2. Şüphesi olmayan. 3. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz.

Emir: Buyruk, amir, yöneten.

Emraz: Hastalıkla ilgili.

Emsal: 1. Benzerler, yaşıtlar. 2. Örnek.

Endam: Boy bos.

Ender: Eşi çok az bulunan, eşsiz.

Ener: En yiğit kişi.

Eneyda: Eski bir Arnavutça isim.

Enfes: Güzelden de güzel olan, en güzel.

Engin: 1. Ucu bucağı görünmeyecek denli geniş. 2. Denizin karadan kıyıdan çok uzaklardaki geniş bölümü. Yüksekte olmayan, alçak, çukur.

Enginay: 1. Bereketi bol ay. 2. Ayın ufukta yükselmesi, engine inmiş Ay.

Enginaz: Çok nazlı olan.

Engincan: Çok sevilen.

Engingül: Her yanı gül gibi güzel ve bakımlı olan.

Enginiz: Ucu bucağı gözükmeyen, hiç bitmeyecek gibi olan iz.

Enginsel: İçindeki coşku her yeri alabilecek kadar büyük olan.

Enginsu: Açık deniz.

Enise: Arkadaş, dost anlamındaki enis sözcüğünden. Sevimli dost, cana yakın arkadaş.

Enlem: Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel çemberiyle eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri.

Eray: Ay gibi aydınlık.

Erçil: 1. Güvenilir, doğru. 2. Erkeğine bağlı. 3. Özü sözü bir kişi.

Erda: Beyaz karınca.

Erdem: Ahlakın övdüğü niteliklerin genel adı. Fazilet.

Erdemay: Ay gibi güzel ve ahlâklı kişi. Faziletli, hünerli kadın.

Erden: 1. Bakire. 2. El sürülmemiş yer.

Erdenay: Yeni, el değmemiş ay.

Erdi: 1. Amacına ulaşan. 2. Olgun.

Erdibike: Olgunluğa ulaşmış kadın.

Erel: Güçlü el.

Erem: Kadınların giydiği çarşaf.

Eren: 1. Kendini Tanrı'ya adamış, ermiş kimse. 2. Babayiğit, bahadır, yiğit. 3. Hayırlı dost.

Erenay: Hem ermiş olan hem de ay gibi güzel olan kimse. İyi yetişmiş, ermiş kadın.

Erenaz: Naz yapmaya son veren, nazdan vazgeçen.

Erendal: Her zaman genç ve körpe kalacağına inanan.

Erendil: Her şeyi bilip söyleyen.

Erendiz: Güneş'e olan yakınlığı yönünden beşinci olan, dokuz uydusu bulunan en büyük gezegen.

Erengül: Ermiş gülü, gül gibi çevresine huzur kokusu saçan ermiş.

Erengün: Tanrı sevgisine ulaştıran gün. Ulaşıp gelen gün.

Erengüz: Biten sonbahar.

Erennur: Evliya gibi ışık saçan.

Erensu: Ermiş gibi ve su gibi aziz olan. Özlü su, imanlı su.

Erenşan: Olağanüstü sezgileriyle ünlenmiş olan.

Erenyar: Ermiş sevgili.

Erge: Kaprisli, cilveli.

Ergem: Şımarık.

Ergi: İyi bir şeye erişme durumu ya da erişilen iyi ve güzel şey.

Ergil: Erişilen gaye, amaç.

Ergim: Eriştiğim, ulaştığım, benim olan ergi.

Ergin: Olgunlaşmış, yetişmiş.

Erginay: 1. Yetişmiş, olgunlaşmış ve Ay gibi olmuş. 2. Dolunay.

Ergingül: 1. Açmış gül. 2. Gül gibi açmış.

Erguvan: Eflatunla kırmızı arası renkte çiçekler açan güzel bir süs ağacı.

Ergül: 1. Erken açan gül. 2. Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü. Yiğit.

Ergülen: Mutlu kimse.

Ergüler: Erken mutlu olur, erken güler.

Ergün: 1. Erken doğan güneş. 2. Yumuşak, uysal. 3. Sulu sepken, sulu kar.

Eribe: Akıllı, zeki, olgun, yetkin.

Erik: Beyaz çiçekli bir ağaç ve bunun çeşitli renklerde ekşimsi veya tatlı sulu meyvesi.

Erim: 1. Ulaşılabilecek uzaklık. 2. İyi hal belirtisi.

Erinç: Hiçbir üzüntüsü, sıkıntısı, tasası bulunmama durumu, dirlik. Rahat, huzur.

Eriş: 1. Olgunluk. 2. Amacına ulaş, istediğin olsun.

Eriz: 1. Yiğidiz, erkeğiz. 2. Er izi, er yolu. İz, yol, çığır.

Erke: 1. Enerji. 2. İş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü. 3. Eda, naz. 4. Şımarık, nazlı çocuk.

Erkinay: Özgür Ay.

Erkincan: Özgürce seven ve sevilen.

Erma: Çok güzel, nazlı ve cilveli olan.

Ermiş: Tanrısal sırlara ulaşmış.

Ermiye: Dolu yağmasına neden olan bulutlar.

Erna: İşveli, cilveli, şen şakrak sevgili.

Ersin: 1. Erişsin, ulaşsın. 2. Gelişsin, olgunlaşsın. 3. Bağsız, kayıtsız, başına buyruk.

Ertaç: Erkeklerin baş tacı olmuş güzel.

Ertem: 1. Gün. 2. Sabahın ilk dakikaları. 3. Herkesin beğendiği davranış.

Ervin: Saygınlık, asillik.

Erzan: Uygun.

Esen: Ruhça ve vücutça sağlıklı, sağlık içinde olan. Sağlıklı, sağlam, güçlü.

Esenay: Ay'ın önünden geçen rüzgârlı bulutlar. Güzel Ay.

Esencan: Sağlıklı ve sevimli olan. Güzel gönüllü.

Esendal: Hafifçe sallanan dal.

Esengil: Hafif esinti.

Esengül: Canlı renkleriyle tam açmış, diri ve güzel gül.

Esengün: Sağlıklı, aydınlık, iyi gün.

Esengüz: Rüzgârlı sonbahar.

Esennaz: Nazlı nazlı esen rüzgâr.

Esennur: Işık saçarak rüzgâr gibi giden.

Esensu: Su gibi serin.

Esenyar: Sağlıklı sevgili.

Eser: 1. Zihin ya da yetenek ürünü değerli, önemli şey, yapıt. 2. İz, im. 3. Sert ve soğuk esen rüzgâr.

Eseray: Ay'dan da güzel yorumlanmış olan.

Esercan: Yüreğinden geldiği gibi davranan.

Esercik: Sevimliliği içten olan.

Esergül: Rüzgâr gibi sert gül. Gül gibi canlı olan.

Esergün: Keyifli gün.

Esergüz: Keyifli sonbahar.

Esernaz: Nazlı nazlı esen.

Esernur: Işık saçarak esen.

Esersu: Su gibi berrak ve yürekten olan.

Eseryar: Keyif veren sevgili.

Esgin: 1. Rüzgâr. 2. Esen yel.

Esim: Rüzgârın esişi, esiş. Rüzgâr gibi olan.

Esin: 1. Sabah rüzgârı. 2. İçe doğan güzel fikir, duygu, ilham.

Esinay: Aydan etkilenen.

Esincan: İçtenliğiyle başkalarına ilham veren.

Esincik: Sevimli, duygulu.

Esingül: İlham veren gül.

Esingün: İlham veren gün.

Esingüz: 1. Güzelliğinden etkilenen. 2. Romantik sonbaharı yaşayan.

Esinnaz: Nazlı nazlı esen.

Esinnur: İlham veren, ışık saçan.

Esinsu: Berraklığıyla ilham eden.

Esintürk: İlham veren Türk.

Esinyar: İlham veren sevgili.

Eslen: Küçük sel yatağı, çukur.

Esma: 1. İsimler. 2. İşitme. 3. Çok yüksek olan.

Esmacan: Adı can olan.

Esmagül: Adı gül.

Esmanaz: Adı naz.

Esmanur: Adı nur.

Esmasu: Adı su.

Esmayar: Adı yar.

Esmen: Esici, esen.

Esmer: Saçları, teni buğday renginde olan.

Esmeray: 1. Ayın üzerinden bulut geçmiş hali. 2. Buğday renkli, esmer kadın. 3. Ay'ın güzelliği esmerliğine yansıyan.

Esmercan: Esmerliği ve içtenliğiyle çok sevilen.

Esmergül: Eşi benzeri bulunmaz güzellikte olan.

Esmergüz: Sonbahar akşamı.

Esmernaz: Nazlı esmer.

Esmersu: Berraklığı gecenin karanlığına karışmış olan.

Esna: 1. Bir işin yapıldığı an. 2. Ara sıra, vakit. 3. Yüce, ulu.

Esra: Çok çabuk, en çabuk, çok hızlı.

Eti: 1. Baba, peder. 2. Bir Anadolu uygarlığı, Hitit.

Etik: 1. Ahlâk bilimi, töre bilimi. 2. Ahlâkla ilgili, ahlâki.

Etike: 1. Eğitmen. 2. Yol gösterici.

Etki: 1. Bir kimsenin ya da bir nesnenin başka bir kimse ya da nesne üzerindeki düşünce, eğilim değiştirmeye yol açan gücü. 2. Bir etken ya da nedenin sonucu. 3. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Etkin: 1. İşleyen, çalışan. 2. Etkisi olan, etkili, eylemde bulunan.

Eva: 1. Havva. 2. Yaratılan ilk kadın.

Evcan: 1. Evin sevilen kişisi. 2. Evine bağlı.

Evcimen: Evine, ailesine çok bağlı olan. 2. Ev işlerini iyi bilen becerikli kadın.

Evgin: Aceleci.

Evin: 1. Bir şeyin içindeki öz. 2. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü.

Evinç: Evini bağlı, evcil.

Evingül: Evin gülü anlamında.

Evre: 1. Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların her biri, dönem, çağ. 2. Alınan yol, aşama.

Evren: 1. Var olan şeylerin tümü. 2. Felek, cihan. 3. Ortam.

Evrensel: Dünya ölçüsünde olan.

Evrim: Zaman içinde, kendiliğinden ve sürekli olan, niteliksel ve niceliksel değişim.

Evşen: Evi şenlendiren, evin neşesi.

Eylem: 1. Eylemek işi. 2. Bir değişiklik doğurabilen etkileyici davranış. 3. Yasadışı siyasal ve toplumsal hareket. 4. Belli bir amaç için ve belli bir yöntem kullanılarak yapılan iş.

Eylül: Yılın dokuzuncu ayı.

Eyvan: 1. Balkon, sundurma. 2. Çok pencereli ya da bir yanı dışarıya açık üst kat odası.

Ezel: Başlangıcı olmayan, öncesiz.

Ezgi: 1. Nağme, şarkı, seslerin melodisi. Müzik kurallarına göre yaratılan, kulağa hoş gelen ses dizisi. 2. Cilve, işve.  4. Üzüntülü, sıkıntılı. 5. Gidiş, yol, tarz, tempo.

Ezgin: 1. Sesi düzenli gelen. 2. Paraca durumu bozuk olan. 3. Çok cefa görmüş, çok sıkıntı çekmiş kimse, ezilmiş olan.

Ezgü: Hiçbir kötü yanı bulunmayan. Makam, hava.

Ezman: Gök, sema.

Ezo: Sabırlı, dirayetli.

Ezra: Sözü, konuşması düzgün.

 

A   B   C   Ç   D   E   F   G   H   I   İ   K   L   M   N   O   Ö   P   R   S   Ş   T   U   Ü   V   Y   Z

ERKEK İSİMLERİ                    ORTAK İSİMLER


Tasarım: EvrenKENT

 
Ana Sayfa  -  Eğitim  -  Gelişim  -  Hamilelik  -  Yazarlar  -  Aktiviteler  -  Linkler  -  Forum
Hakkımızda  -  Üye Girişi  -  Foto Albüm  -  Çocuk Filmleri  -  Bize Ulaşın
 

©Tüm Hakları Saklıdır. 2007. Annelik.org    annelik@annelik.org