|
Habibe:
Sevgili, dost.
Hacer:
1. Taş, çakıl, gök taşı. 2. Kabe'nin duvarında bulunan kara taş.
Hadiye:
1. Yenilere yardım eden. 2. Kılavuz, rehber.
Hafide:
Kız torun.
Hafize:
1. Saklayan, koruyan. 2. Kuran'ı ezbere bilen ve usulünce okuyan.
Hakime:
1. Hükmeden. 2. Yargıç. 3. Akıllı, becerikli.
Hâle:
1. Ay'ın çevresinde görülen ışık halkası. 2. Hıristiyanlıkta aziz
sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.
3. Ayla.
Hâlecan:
Candan, içten dost.
Hâlegül:
Kutsal gül.
Hâlenaz:
Kutsallığıyla nazlanan.
Hâlenur:
Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan gelen ışık.
Halet:
Durum, nitelik.
Halide:
1. Sonsuz, ebedi. 2. Saplanmış, dürterek batırılmış.
Halile:
Samimi, dost.
Halime:
Yumuşak huylu, sakin yaradışlı, uysal.
Halinur:
Işıklı.
Halise:
1. Karışık olmayan, saf, katkısız. 2. İçtenlikle, temiz yürekle,
riyâsız. 3. Yalnız, sadece.
Hamdiye:
1. Allah'ı övmek, şükretmek. 2. Şükreden.
Hamide:
Şükredici, övülmeye değer.
Hamiye:
Himaye eden, koruyan.
Hamiyet:
1. Milli onur ve haysiyet. 2. Fazilet. 3. Yurtseverlik. 4. Ulusal
onuru koruma çabası, güdüsü. 5. İyilikseverlik.
Hanbegüm:
Hükümdar karısı.
Hancan:
İyi huylu, sevilen.
Hançer:
Kamaya benzer, silah olarak kullanılan bir tür bıçak.
Handan:
1. Gülen, gülücü. 2. Güler yüzlü, sevimli.
Hande:
1. Açılış, açılma. 2. Gülme, gülüş. 3. Eğlenme.
Handecan:
Gülen dost.
Handeci:
Eğlenceli, sevimli.
Handegül:
Gülün açması.
Handenaz:
Nazlı gülüş.
Handenur:
1. Işığın açılması. 2. Gülmesiyle ışık saçan.
Hanım:
1. Kadınlara ve kızlara verilen
ünvan,
bayan. 2. Karı, eş. 3. Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan.
4. Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın.
Hanife:
1. Allah'ın birliğine inanan. 2. İslam’a inancı kuvvetli olan.
Hannan:
Acıyan, merhametli.
Hanüman:
Ocak, yuva.
Hanzade:
Hükümdar çocuğu.
Hare:
1. Meneviş, menevişli kumaş. 2. Sert kaya, taş. 3.
Kimi nesnede, canlıda, göz ve benzeri şeylerde görülen parlak
çizgiler.
Harika:
Yaradılışın ve imkanların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık
uyandıran.
Harran:
1. Sımsıcak. 2. Türk müziğinde bir makam.
Hasat:
1. Ekin biçme, ürün kaldırma işi. 2. Bu yolla elde edilen ürün. 3.
Bir işten alınan iyi sonuç.
Hasen:
Güzel, güzel yüz.
Hasene:
1. İyilik, iyi hal. 2. Dünya ve ahirette mutluluk. 3. Yararlı, iyi,
güzel işler.
Hasgül:
Değerli, eşsiz gül.
Hasibe:
1. Hayır sahibi, cömert. 2. Değerli, itibarlı.
Haslet:
Karakter, tabiat, mizaç.
Hasna:
İffetli, şerefli.
Hasret:
1. Özlem.
2. İç çekme, inleme.
Hatıra:
1. Geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü
iz, anı. 2. Yadigâr kalan.
Hatice:
1. Erken doğan kız çocuğu. 2. İlk Müslüman kadın. Hz. Muhammed'in
hanımı.
Hatife:
Göz kamaştıran.
Hatime:
1. Sona erdiren. 2. Mühürleyen.
Hatun:
1. Kadın, bayan. 2. Eş.
Haver:
1. Şark, doğu. 2. Güneşin doğduğu gün.
Havva:
1. Esmer kadın. 2. Hz. Adem'in hanımı, ilk kadın.
Hayal:
1. Zihinde tasarlanan, canlandırılan gerçekleşmesi umulan şey,
hülya. 2. İmge. 3. Görüntü.
Hayat:
1. Yaşam, dirim. 2. Doğumdan ölüme kadar geçen süre, ömür. 3. Yazgı,
kader.
Hayganaş:
Sevimli Ermeni kadını.
Hayran:
Çok beğenen, çok seven.
Hayriye:
Hayırlı işlerle, iyilikle, mutlulukla ilgili anlamındaki hayri
sözcüğünden.
Hayrünisa:
Kadınların en hayırlısı.
Hazal:
Kuruyup dökülen ağaç yaprakları.
Hazan:
Güz, sonbahar.
Hazar:
1. Barış. 2. Asya'da büyük bir göl.
Hazer:
Deniz, büyük su.
Hazime:
Zafer kazanan, hezimete uğratan.
Hazin:
İçe dokunan, dokunaklı, acıklı.
Hazine:
1. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şey. 2. Devlet malının
saklandığı yer.
Hedef:
1. Nişan alınan yer ya da şey. 2. Amaç, erek.
Hediye:
1. Armağan. 2. Karşılıksız olarak verilen şey.
Helin:
Yuva.
Hepgül:
Yaşam boyu mutlu ol, mutluluk içinde yaşa.
Hepöz:
Özünü sürekli muhafaza eden, güvenilir.
Hepşen:
Daima neşeli ve şen olan.
Hesna:
Güzel hanım, efendi kadın.
Heves:
1. Bir şeye karşı duyumsanan istek, arzu. 2. Gelip geçici istek.
Hevin:
Aşk, sevgi.
Hevindar:
Sevdalı, aşık.
Hevjin:
Ortak yaşam.
Heyecan:
Duygularda meydana gelen coşkunluk.
Heyran:
Muhterem dost.
Hezel:
Alay, şaka, mizah.
Hıfziye:
1. Saklama ve koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.
Hınazant:
İtaatkâr.
Hicran:
1. Ayrılık. 2. Ayrılık acısı.
Hicret:
Bir memleketten diğerine göç.
Hidayet:
Hak yolunda doğru yola girme.
Hikmet:
1. Gizine erişilmeyen. 2. Neden. 3. Gerçeğe uygun özlü söz.
Hilâl:
Ayça, yeni ay.
Hildan:
Yücelmek.
Hilde:
1. Kurtulmak. 2. Yükselmek, ilerlemek.
Hilkat:
Yaradılış, huy.
Hilmiye:
Yumuşak huylu, sabırlı anlamındaki hilmi sözcüğünden.
His:
1. Duygu. 2. Duyum. 3. Sezgi.
Honar:
Alçakgönüllü.
Horik:
Küçük ateş.
Hoşcan:
İyi huylu, saygın kişi.
Hoşeda:
Cazibeli. Hoş, güzel davranış.
Hoşfidan:
Boylu poslu güzel kadın.
Hoşgül:
Tebessümü eksik olmayan.
Hoşnaz:
Nazlı, sevimli.
Hoşnigar:
Resim gibi hoş sevgili.
Hoşnur:
Sevimliliği ve cana yakınlılığıyla ışık saçan.
Hoşseda:
Güzel sesli.
Hoşsu:
Gönül ferahlatan.
Hoşten:
Güzel vücutlu.
Huban:
Güzeller, sevgililer,
Huceste
/
Hüceste:
Uğurlu, hayırlı.
Hulkiye:
Yaratılışla, doğayla ilgili.
Huri:
1. Cennet kızı. 2. Sevgili.
Huriser:
Cennet kızlarının başı.
Huriye:
1. Huri. 2. Tasavvufta üyelerinin coşkunluk anlarında hurilerle
buluştuğuna inanılan bir tarikat.
Hurrem:
1. Taze. 2. Yeşil. 3. Sevinçli, şen, güleç, güler yüzlü.
Hurşide:
Güneş.
Huzur:
1. Rahatlık duygusu, dinginlik. 2. Makam, ön, kat. 3. Hazır bulunma.
Hükmiye:
Kararla ilgili.
Hülya:
1. Tatlı düş. 2. Hayal.
Hüma:
1. Devlet kuşu. 2. Mutluluk.
Hümeyra:
Beyaz tenli kadın. Beyazlık, aklık.
Kızıllık, pembelik.
Hüner:
1. Beceri isteyen ustalık. 2. Becerikliliğini ortaya koymak. 3.
Herkesin yapamayacağı bir işi yapmak.
Hür:
Özgür.
Hüray:
Ay gibi özgür ve güzel.
Hürcan:
Özgür.
Hürgül:
Gül gibi özgür olan.
Hürgüz:
Sonbaharın özgürlüğü.
Hürkal:
Özgür kal.
Hürkan:
Özgür bir soydan gelen.
Hürmet:
Saygı, sevgi duygusu.
Hürmüz:
1. Zerdüşt dininde iyilik ve hayır tanrısı.
2. Jüpiter gezegeni. 3.
Her güneş ayının birinci günü ve bu günün yönetiminde
görevlendirilen melek.
Hürnaz:
Özgürlüğüne nazlı olan.
Hürnur:
Özgürlük aşılayan.
Hürrem:
1. Yeşil, taze. 2. İç açıcı, şen şakrak.
Hürriyet:
Özgürlük, serbestlik.
Hürsay:
Bağımsızlığıyla saygınlık kazanmış olan.
Hürsel:
Özgürlüğünü yüreğinde coşkuyla taşıyan.
Hürsen:
Özgürlüğüne düşkün olan.
Hürses:
Özgürlüğün sesi.
Hürsev:
Özgürlüğü sev.
Hürseven:
Özgürlüğü seven.
Hürsoy:
Özgürlüğüne düşkün bir soydan gelen.
Hürsu:
1. Kendi yolunda ilerleyen. 2. Bildiğini okuyan.
Hürşan:
Özgürlüğü şanına, şöhretine uygan yaşayan.
Hürşen:
Özgürlüğünden memnun olan.
Hüryaşar:
Özgür yaşar.
Hüsniye:
Güzellik, güzel.
Hüsnügül:
Gülün güzelliği.
Hüsnügüzel:
1. Sarı çiçekli bir süs bitkisi. 2. Yüzü güzel.
Hüsnühal:
Davranış güzelliği.
Hüsnüye:
Güzellik, güzel.
Hüsran:
1. Düş kırıklığı. 2. Büyük acı. 3. Yoksulluk acısı. 4. Kayıp.
Hüsün:
Güzellik.
Hüveyda:
Apaçık, belli.
Hüzün:
1. Tasa. 2. Üzüntü, sıkıntı. 3. Gönül üzgünlüğü.
Hüzzam:
Türk müziğinde bir makam. |