-J-                    KIZ İSİMLERİ                    -L-

 

Kadife: Parlak, yumuşak bir tür kumaş.

Kadime: 1. Ayak basan, ulaşan. 2. Ezeli. 3. Çok eski zamanlara ait.

Kadire: Güçlü, kuvvetli.

Kadriye: 1. Değer, itibar. 2. Onur, şeref.

Kafiye: Şiirde dize sonundaki kelimelerin ses benzerliği, uyak.

Kaime: 1. Duran. 2. Bir şeyi yapan, gerçekleştiren.

Kainat: Var olan şeylerin hepsi.

Kamber: Sadık dost, köle.

Kamelya: Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki. Yabangülü.

Kamer: 1. Ay. 2. Sadık hizmetkar.

Kamile: 1. Olgun. 2. Tam mükemmel, kusursuz. 3. Yaşını başını almış, tecrübeli. 4. Çok bilgili kimse.

Kâmran: İstekleri gerçekleşmiş.

Kamuran: İstediğine ulaşmış, mutlu.

Kaniye: Var olanla yetinen, fazlasını istemeyen.

Kar: Havada bulunan su buharının donmasıyla oluşarak yeryüzüne yağan beyaz ve hafif buz billurları.

Karaca: 1. Esmer, yağız. 2. Küçük boynuzlu, güzel görünüşlü bir tür geyik.

Karadut: 1. Siyah renkte bir tür dut. 2. Esmer, güzel kadın.

Karakız: Teni esmer olan.

Karanfil: 1. Renkli çiçekler açan bir süs bitkisi. 2. Çiçekleri baharat olarak kullanılan bir ağaç.

Kardan: Beyaz.

Kardelen: 1. Nergisgillerden, baharda çok erken açan bir çiçek. 2. Çiğdem.

Kardide: İş bilir, uyanık.

Kargın: 1. Suların kabarmış durumu. 2. Erimiş karların, buzların oluşturduğu akarsu. 3. Kar ile karışık yağan yağmur. 4. Marangozlukta kullanılan büyük rende.

Karmen: Parlak kırmızı.

Kasibe: Kazanan.

Kaşife: Bulan, ortaya çıkartan.

Katibe: Yazı işlerinde görevli memur.

Katre: Damla.

Kaynak: Bir suyun çıktığı yer, pınar.

Kayra: 1. Büyük birinden gelen iyilik. 2. İhsan.

Kebire: 1. Büyük, ulu. 2. luktan çıkmış, genç.

Keder: Önlenemez doğal olayların yarattığı üzüntü, içe işleyen üzüntü, tasa, acı.

Keje: Sarışın (kız).

Kekik: Güzel kokulu bir bitki.

Keramet: İkramda bulunmak.

Keriman: 1. Büyük, onurlu, soylu. 2. Eliaçık anlamlarındaki kerim sözcüğünden.

Kerime: 1. Cömert. 2. Ulu, yük. 3. Kız çocuk.

Kevser: 1. Maddi, manevi çokluk, kalabalık. 2. Cennette bir ırmak.

Keyyise: Akıllı, anlayışlı.

Kezban: 1. Bir yeri yöneten. 2. Evine, kocasına bağlı.

Kılgı: Kuramı yapılmış olan bir şeyi düşünce alanından eylem alanına geçirme.

Kılgın: Pratik.

Kınar: Küçük arp.

Kınay: Çok çalışkan, faâl.

Kısmet: 1. Talih, kader. 2. Bölme, pay etme.

Kıvanç: 1. Sevinç, mutluluk. 2. Övünen, iftihar eden.

Kıvılcım: 1. Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası. 2. Eyleme geçiren etken. 3. Güneş'in yüzeyinde görülen, kesikli ışımalara verilen ad.

Kıygın: Haksızlığa uğramış.

Kıymet: 1. Değer. 2. Bedel, tutar. 3. Şeref, onur.

Kibar: 1. İnce, zarif. 2. Cömert, asil.

Kibariye: 1. İnce, zarif. 2. mert, asil.

Kifâyet: 1. Yeterlilik. 2. Bir işi yapacak yetenekte olma.

kilidin takıldığı, çerçevenin düşey parçalarından her biri. 3. Döner merdivenlerde ortaya konulan, taşıyıcı yuvarlak dikme. 4. Ekin, ot gibi şeyler taşırken arabayı genişletmek için yanlara uzatılan ağaç.

Kiraz: Gülgillerden bir ağaç ve onun meyvesi.

Koçer: Göçebe.

Kohar: Ziynet.

Konca: “Gonca” isminin bir başka söyleniş biçimi. Tam açılmamış çiçek.

Korgül: Kor renginde, kızıl gül.

Koza: İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak.

Körpe: 1. Tazeliği üstünde, daha büyümemiş. 2. Yeni yetişmekte olan.

Kösem: 1. Sürülere rehberlik eden. 2. Cildi temiz, pürüzsüz.

Kubar: Zarif, kibar.

Kudret: 1. Erk, güç. 2. Yetenek. 3. Parasal güç, varsıllık.

Kudsiyye: Kutsal, mukaddes.

Kuğu: Kaza benzer, uzun boyunlu, geniş kanatlı ve gagalı, parlak beyaz tüylü su kuşu.

Kumral: Saçları koyu sarı ya da açık kestane renkli olan.

Kumru: Güvercine benzeyen, gerdanında siyah bir daire bulunan bir kuş türü.

Kumsal: Deniz, göl ya da akarsu kıyılarında oluşan kumlu yer.

Kut: 1. İyilik getiren şey, uğur. 2. Mutluluk, saadet.

Kuta: Saka kuşu.

Kutal: 1. Uğur al. 2. Uğurla ilgili.

Kutay: 1. İyilik getiren, uğurlu Ay. 2. Kutlu ve Ay gibi.

Kutgün: Kutsal gün, kutlu günde doğmuş.

Kutlay: Uğurlu ay, kutlu ay.

Kutlu: İyilik, uğur getirdiğine inanılan, uğurlu.

Kutluay: Uğurlu, kutlu Ay.

Kutluk: Uğurlu, şanslı.

Kutlumaral: Uğurlu dişi geyik, kutlu geyik.

Kutlunaz: Şanslı nazenin.

Kutlunur: Şans ışığı veren.

Kutsal: 1. Güçlü bir dini saygı uyandıran veya uyandırması gereken, mukaddes. 2. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen. 3. Üstüne titrenilen. 4. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal.

Kutsalan: Uğur getiren, uğur salan.

Kutsalar: Uğur getiren kimse, uğur getirir.

Kutsan: Kutlu sayılan.

Kutsel: Uğurlu, hayırlı sel.

Kutseli: Uğur seli, uğurla gelen sel.

Kutsoy: Kutlu bir soydan gelen.

Kuyaş: 1. Güneş. 2. Çok sıcak. 3. Güneşli.

Kuzay: Güneşi az gören yer, kuzey.

Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren birinin tam karşısına düşen yön.

Kübra: Büyük, ulu, en azametli.

Küşâde: 1. Açık, ferah. 2. Fetih. 3. Yayın gerilip bırakılması.

 

A   B   C   Ç   D   E   F   G   H   I   İ   K   L   M   N   O   Ö   P   R   S   Ş   T   U   Ü   V   Y   Z

ERKEK İSİMLERİ                    ORTAK İSİMLER


Tasarım: EvrenKENT

 
Ana Sayfa  -  Eğitim  -  Gelişim  -  Hamilelik  -  Yazarlar  -  Aktiviteler  -  Linkler  -  Forum
Hakkımızda  -  Üye Girişi  -  Foto Albüm  -  Çocuk Filmleri  -  Bize Ulaşın
 

©Tüm Hakları Saklıdır. 2007. Annelik.org    annelik@annelik.org