|
Deniz: 1. Birbiriyle bağlantılı
tuzlu su kütlesi. 2. Geniş alan. 3. Sınırsız genişlik, çokluk,
yoğunluk.
Derya: 1. Deniz. 2. Çok derin bilgi
sahibi olan. 3. Çok. 4. Fazlasıyla çok olan.
Destan: Tarih öncesi tanrı,
tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları
konu alan şiir, destan.
Devrim: İleriye doğru toplumsal,
siyasal düzen dönüşümü.
Dilmaç: Tercüman, bir dilden başka
dile sözle çeviri yapan.
Dilovan: Yaşamın tüm zorluklarına
rağmen yaşamasını ve başarmasını bilen.
Dirent: İnce, ucu çatallı tarım
aracı.
Diril: Yerli dokuma bez, daha çok
şilte yüzü ya da mintan yapmakta kullanılır.
Doğa: 1. Tabiat. 2. İnsan eliyle
büyük değişikliğe uğramamış doğal güzelliklerini koruyan,
genellikle şehir dışı yer.
Dolunay: 1. Ay'ın on dördü. 2.
Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak göründüğü evre.
Dora: 1. Dağ zirvesi,doruk. 2. En
yüksek yer.
Doruk: 1. Dağların, tepelerin en
yüksek noktası. 2. Başarmış, en yükseğe erişmiş.
Duru: 1. Arınmış, karışık olmayan.
2. Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. 3. Pürüzsüz ten.
Duygu: 1. Algılama, his. 2. İnsanın
iç dünyasının uyandırdığı izlenim. 3. Kendine özgü ruhsal
hareketlilik.
|