|
Gazal: 1. Ceylan, maral. 2. Güzel
gözlü.
Gencay: Ay gibi genç.
Gençay: Yeni doğan ay.
Gökben: Özü genç olan.
Gökçe: 1. Gökle ilgili, semavi. 2.
Gök rengi, mavi. 3. Güzel.
Gökçek: Güzel insan.
Gökçel: Maviye çatan, gök rengi.
Gökçem: Mavi gözlüm.
Gökçen: Güzel, hoş, aklaşmış.
Gökçin: Maviye çalan, mavimsi.
Göksel: Gökle ilgili, semavi.
Göksen: Gök gibi mavi, güzel.
Göksev: Gökyüzünü sev, maviyi sev.
Göksu: Mavi renkli akan su.
Gökşin: Yağmurdan sonraki
gökkuşağı.
Görkem: Gösteriş, azamet.
Gözay: Ay gözlü.
Gülergin: Olgunlaşmış gül.
Gülerman: Güler yüzlü insan.
Gülergün: Her yeni günü gülerek
karşılayan.
Gülertan: Şafak vakti gülen.
Gülhan: Gül gibi insan, ince,
zarif.
Gülmen: Güler yüzlü.
Gülsoy: Güler yüzlülüğü soyundan
gelen.
Gümüş: Parlak, beyazımsı renkte,
kolay işlenebilen maden ve bu madenden yapılmış eşya.
Günay: 1. Güneş ve ay. 2. Gün ve
ay. 3. Aydınlık gün.
Günce: 1. Her gün iyi yaşamak. 2.
Günü gününe tutulan hatıra
Gündal: Güneş ışığı gibi aydınlık
saçan genç.
Güneç: Güneşi gün boyunca gören
yer.
Günel: Herkes, elalem.
Güner: Güneşin doğma zamanı.
Güneş: 1. Gezegenlere ve yer
yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. 2. Aydınlık
günler vaat eden.
Güney: 1. Solunu doğuya, sağını
batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden
biri. 2. Güneş gören. 3. Lodos.
Güngör: Mutluluk içinde iyi yaşa,
mutlu ol.
Güngören: Mutluluk içinde
yaşayan,iyi gün gören.
Günsar: Güneş seven.
Günsel: Işığın coşkusu.
Günser: Aydınlığa ulaşmak.
Günyel: Doğudan esen yel.
Günyüz: Aydınlık yüz.
Gürcan: Yoğun dostluk.
Gürçağ: Dolu, anlamlı çağ.
Gürdal: Kuvvetli, sağlam, güçlü
genç.
Gürmeriç: Gürül gürül akan.
Gürsen: Sen güçlüsün.
Gürses: Güzel sesli.
Gürsu: Gürül gürül akan su.
|