|
Ilgaz: Atın dört nala koşması.
llgı: Soy, sop, sürü, çoban.
Ilgım: Serap, belli belirsiz
görünme.
Ilgın: 1. Akdeniz Bölgesi'nde
yetişen bir ağaç. 2. Hafif esen rüzgar. 3. Serap, hayal.
Ilgıt: Hafif esinti.
Ilıcak: Sıcak su kaynayan yer.
Ilıcan: 1. Ilıkça. 2. Ilımlı kişi.
Irmak: Büyük akarsu, nehir.
Işık: 1. Aydınlık, ziya. 2.
Mutluluğun gözlere yansımasıyla oluşan parıltı.
Işıkal: Aydınlan.
Işıkcan: Aydın insan.
Işıkel: Aydınlık yer.
Işıker: Aydınlık ve yiğit.
lşıldar: Parlayan, ışık saçan.
Işıltan: Tan yerinin ışığı.
Işıltı: Parlaklık, parlak yüzlü.
Işın: Bir ışık kaynağından yayılan
ışık demeti.
|