|
Erdi KANBAŞ
Özel Eğitim
Uzmanı
ekanbas@annelik.org
Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile
matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında
önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.
İlköğretime başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek
zihinsel gelişim henüz tamamlanmadığı için okuyamazlar,
yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler.
Ancak bu onların zeka düzeylerinde bir sorun olduğunu
göstermez. Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da
görülmektedir. Fakat bazen hastalık farkedilmeyebilir.
Disleksili çocuklar zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel
yeteneklere de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili
olduğu bilinen bilim adamları ve sanatçılardır: Albert Eistein,
Leonardo da Vinci, Tom Crouse gibi. Disleksili çocuklarda dikkat
bozukluğu da görülebilmektedir. Bu nedenle bu çocuklara bir
uzman tarafından sistemli bir dikkat eğitimi verilmelidir.
Disleksi ile ilgili ilk bulgular, 1896 yılında bir İngiliz
doktor olan W. Pringle Morgan tarafından elde edilmiştir ve
British Medical Journal’da yayınlanmıştır. Morgan makalesinde 14
yaşında olan Percy adındaki erkek çocuğunun her zaman akıllı ve
zeki bir tutum içinde olduğunu, yaşıtlarıyla kıyaslandığında
oyunlarda hızlı olduğunu ve arkadaşlarından geride kalan hiçbir
yönü olmadığını, ancak okuyamadığını belirtiyordu. Bu dönemlerde
disleksinin görme sistemiyle ilgili olduğu düşünülmekteydi.
Disleksi, öğrenme fırsatının yokluğuna, zeka geriliğine,
beyin hastalığına bağlı olmadan, normal ve yeterli bir eğitime,
normal bir zeka düzeyine, uygun sosyo-kültürel çevreye rağmen,
okuma becerisinin kazanılmasında ortaya çıkan öğrenme
güçlüğüdür. Bu güçlük, merkez sinir sisteminde algısal düzeyde
bir entegrasyon bozukluğunu içerebilmektedir (kelime ayırt etme
güçlüğü, kelimeleri cümlede uygun sırada dizme güçlüğü,
fonetik-odiovizüel entegrasyon güçlüğü şeklinde dilsel güçlükler
ya da vizüomotor disfonksiyon gibi).
Disleksi doğuştan gelen gelişimsel ve travmaya bağlı disleksi
olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğuştan gelen disleksi doğum
öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrası komplikasyonlara bağlı
olarak üçe ayrılmaktadır. Doğum öncesi disleksiye, yetersiz ve
dengesiz beslenme, gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar ve
bilinçsiz ilaç kullanımı etken olabilmektedir. Uzun ve zor doğum
plesenta anomalileri doğum sırasında oluşan disleksiye, doğumdan
sonra bebeğin nefes almasındaki gecikme ve geçirdiği ateşli
hastalıklar da doğum sonrası oluşan disleksi sebeplerindendir.
Kalıtsal etmenlere bağlı olarak da disleksi ortaya
çıkabilmektedir.
Disleksi çocuklarla ilgili en büyük problem aslında disleksinin
tedavisinden çok disleksi tanısının konabilmesidir. Çünkü diğer
öğrenme bozuklukları gibi disleksi de üstü kapalı
bozukluklardandır, ilk bakışta anlaşılmayabilmektedir. Bu
nedenle, çocuk okula başlamadan önce farkedilmesi güç
olabimektedir. Disleksi, genellikle çocukluk döneminde, okumaya
başlama aşamasında fark edilmektedir.
Gelişimsel öğrenme güçlükleri genellikle okulun ilk yıllarında
kendini gösterir, ama parlak zekalı çocuklar bu güçlükleri bir
biçimde dengeleyip gidererek 9-10 yaşlarına kadar
gizleyebilirler. Bu nedenle parlak zekalı çocuklarda disleksinin
farkedilmesi normal zekalı çocuklardan daha da geç
gerçekleşmektedir. Yine de daha erken dönemde semptomlar kendini
belli etmeye başlayabilir. Sağı-solu ayırt etmede ve saati
öğrenmede yaşıtlarına göre gecikmesi ve zorlanması, parayı
tanımada güçlük çekmesi, ya da telefon numaralarında sayıları
yer yer tersine çevirmesi gibi.
Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından oluşturulan, Ruhsal
Bozuklukların Tanı ve İstatistiksel El Kitabı olan DSM-IV’e göre
(Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-4th
Edition) gelişimsel öğrenme güçlüğü üç alt grupta toplanır.
Bunlardan birinci alt grup, öğrenme bozuklukları başlığını taşır
ve burada okuma bozukluğu, matematik bozukluğu ve yazma
bozukluğu bulunmaktadır. İkinci alt grup, iletişim bozuklukları
başlığı altında gelişimsel ekspresif dil bozukluğunu, reseptif
ve ekspretif karma dil bozukluğunu, fonolojik bozukluğu
(artikülasyon bozukluğunu) ve kekemeliği içermektedir. Üçüncü
alt grup ise; motor beceri bozukluğu başlığı altında gelişimsel
motor koordinasyon bozukluğunu içermektedir. Birinci grubu
oluşturan okuma ve yazma bozuklukları (bunlara disleksi
denilmektedir), dil fonksiyonunun görsel (vizüel) modalitede
işlenmesiyle ilişkilidir; ikinci grubu oluşturan iletişim
bozuklukları ise (bunlara gelişimsel disfazi denilmektedir),
dilin işitsel (oditif) modalitede işlenmesiyle ilgilidir.
Genelde bu iki grup bozukluk, yani gelişimsel disleksi ve
gelişimsel disfazi, aynı problemin iki görüntüsü olarak ele
alınmaktadır.
Disleksi, gelişimsel okuma bozukluğu olarak da nitelendirilir.
Bu tanıma uygun çocuklara ait özellikler şöyle sıralanabilir;

Disleksili çocuklar sağ-sol, üst-alt, önce-sonra kavramlarını
karıştırabilirler. Kendi sağlarını-sollarını ayırt etmekte
güçlük çekebilirler. Çoğunda el-bacak-göz dominansı karışıktır
veya soldadır. Benzer biçimdeki harfleri (b/d ya da p/b gibi)
birbirinden ayırmakta güçlük çeker ve bunları birbiri yerine
kullanabilirler. Birbirlerine benzeyen sesleri (b/m gibi f/v
gibi) ayıramayıp bunları birbiri yerine kullanabilirler. Okurken
cümle içinde kelime atlmaları görülür ya da farklı satırlardan
okumayı sürdürebilirler. Eşanlamlı kelimeleri ya da anlamsal
kategoriden kelimeleri (halı-kilim, teyze-amca, çatal-kaşık
gibi) birbiri yerine okuyabilir ya da yazabilirler. Kelimenin
içindeki bazı harfleri atlayabilirler (“para” yerine “pra”
yazmak gibi). Harflerin öncelik sonralık sırasını
değiştirebilirler (“kas” yerine “sak” yazmak gibi). Benzer
şekilde kelime içindeki heceleri de atlayabilirler. Hecelerin
sırasını değiştirebilirler. Okurken satır atlayabilirler.
Yazarken kelimeler arasında boşluk bırakamayıp kelimeleri
birbirinden ayırmayabilirler. “Ayna görüntüsü” denilen şekilde
yazabilirler; yani hem harfler hem de kelimenin bütünü 180
derece tersine çevrilerek sağdan sola doğru yazılabilir, bu yazı
aynaya tutulduğunda bildiğimiz yazı gibi görünür. Noktalama
işaretlerini kullanmakta güçlükleri olabilir. Bir metnin
genel çizgisini kavramakta zorlanabilirler. Okudukları şeyi
anlatmakta güçlük çekebilirler. Dikkatleri kısa sürelidir ve
kolayca dağılır. Konsantrasyon güçlükleri vardır. Sosyal
gelişimleri zayıftır, arkadaşlarıyla iyi geçinemezler. Uzaklık,
derinlik algıları bozuktur. Şekil-zemin ayırt etmede güçlük
çekerler. Görsel ve işitsel algılama ve motor becerilerinde
gerilik görülebilir. Kısa süreli hafızaları (görsel ya da
işitsel) zayıftır. Kimi zaman matematiği yalnızca zihinden
yapabilirler, ama yazamazlar. Gördüklerini hatırlayamazlar ya da
zihinlerinde canlandıramazlar. Dün, bugün ve yarını
karıştırabilirler. İçinde bulundukları yılı, günü ve mevsimi
ayırt edemezler. Kitaplarının yerini unuturlar, eşyalarını
kaybederler. Ödevlerini yapmayı
unuturlar. Anne-babaların sık sık bu konularda uyardıkları ve
bazen de çocukları yalancılıkla suçladıkları görülmektedir.
Arkadaşları ile ilişkileri genellikle sorunludur.
Disleksi ile ilgili belirtilen bu özelliklerin tümünü, disleksi
sorunu yaşayan çocuklar göstermezler; disleksinin tipine göre bu
belirtilerin bir bölümünü sergilerler. Disleksi sorununa
matematik öğrenme bozukluğu (diskalkuli) ve diğer öğrenme
bozuklukları (yazı yazma sorunları-disgrafi gibi) da eşlik
edebilmektedir. Ayrıca dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu,
davranım bozuklukları ve depresyon da bu durumla bir arada
bulunabilmektedir.
Disleksi tanısı konan çocuk eğitimi süresince olabildiğince
desteklenmelidir. Sorun yaşadığı alanda özel eğitim hizmetleri
ile desteklenerek çocuğun normal sınıf ortamında başarılı
olmasıdır. Bu aşamada aileye düşen görev, çocuğun güçlüğü
nedeniyle sarsılan özgüveninin kazanılmasını sağlamak olmalıdır.
Bu sorunun kendisinin bir hatası olmadığı, güçlü alanlarının da
olduğu konusunda çocuk ikna edilerek çocuğun yapabildikleri
desteklenmelidir.

Kaynakça:
-Disleksi
Hakkında Bilgi.
www.disleksi.org
-Ertürk, Suna ;
Karlıdağ, Fetanet. Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar. Bilim ve Aklın
Aydınlığında Eğitim Dergisi. Sayı:39. Yıl:2003.
-Irmak, Olcay ;
Yazgünoğlu. Yasemin. Disleksi (Öğrenme Bozukluğu).
www.bilkent.edu.tr
-Korkmazlar,
Ümran. Öğrenme Bozukluğu (Disleksi).
www.okulweb.meb.gov.tr
-Oral-Korkmazlar, Ümran. Okul Öncesi Dönemde Öğrenme Sorunlarını
Tanımak.
www.hiperaktivite.org
-Özel Öğrenme
Güçlüğü. İndigo Dergisi. Sayı:23. Yıl:2007
-Türkan Töney.
Disleksi Tam Olarak Nedir. Bilim Teknik Dergisi. 2002. |