|
Erdi KANBAŞ
Özel Eğitim
Uzmanı
ekanbas@annelik.org
Down Sendromu çocuğun
vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma, yani 47
kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu bir hastalık değil
genetik bir farklılıktır.
İnsan vücudunu oluşturan
hücrelerin çekirdekleri, kromozomlarla birbirlerine bağlanmış
olan genlerden oluşmuştur. İşte bu genler ve kromozomlar
fizyolojik ve kişilik yapımızın ana unsurlarıdır, dolayısıyla
çocuğun fazladan sahip olduğu bir kromozom onun hayatını
etkileyecektir. Kromozom anomalilerinin çoğunda embriyo
gelişemez. Down Sendromu embriyonun gelişimini tamamlayabildiği
bir durumdur.
Dünyanın her yerinde ve tüm
insan ırklarında Down Sendromu mevcuttur ve zamanla ortaya çıkan
bir durum değildir. Down Sendromlu insanların, insanoğlunun
oluşumundan beri var olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla Down
Sendromu'nu yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etmek
gerekir.
Neden
Çocuklar Down Sendromlu Doğarlar?
Down Sendromu'na neden olan
belirleyici faktörler konusunda, annenin yaşı, radyasyon, troit
antibodies, uyuşturucu ve alkol kullanımı gibi çeşitli tezler
ortaya atılmış olsa da bunların içinde kesinlik kazanmış olanı
yoktur. Sonuçta 21. Kromozom bilinmedik bir nedenle bölünememiş
ve yeni hücrede yerini korumuştur. Annenin yaşının ilerlemiş
olması, sendromun sıklığı ile ilişkili olan tek istatistik
veridir. Son yıllarda yapılan çalışmalar kromozom
bölünmezliğinin yalnızca anne yumurtasından değil baba
sperminden de kaynaklanabileceğini göstermiştir. Down Sendromu
eski adlarıyla “mongolizm” veya “mongol bebek” ilk kez 1866
yılında Dr. John Langdon Down tarafından “özel bir tür zeka
geriliği” olarak tarif edilmiş bir sendromdur. Down Sendromu'nun
genetik kaynaklı olduğu baştan beri düşünülmesine karşın bu
bebeklerin kromozom haritasının çıkarılması ancak 1959 yılında
mümkün olmuştur. Ortalama olarak, doğan her 600 çocuktan
birisinde down hastalığı görülmektedir. Annenin yaşı ilerledikçe
hastalık oranı arttmaktadır. Aynı şekilde annenin 20 yaş altında
olduğu durumlarda da doğacak çocuğun down hastalığı görülme
olasılığı artmaktadır.
Down
Sendromlu çocukların özelliklerini incelediğimizde;
Down Sendromlu
çocuklar orta dereceden ağır dereceye değin zihinsel gerilik
gösterirler. Zeka bölümleri genellikle 30-50 ZB puanı
arasındadır. Down Sendromu olan çocukların ortalama doğum
tartıları normal çocuklara oranla 100-600gr daha az, boyları 2-3
cm daha kısadır. Boy kısalığı yaşam boyu devam eder. Büyüdükçe
kemik olgunlaşmaları geri kalır. Down Sendromlu çocukların
kafaları ufaktır. Buna paralel olarak beyinleri de ufaktır. 15
yaşına ulaştıklarında kafa büyükleri, 1.5–2 yaşlarındaki normal
çocukların kafa büyüklükleri kadardır. Yüzleri oval ve yassıdır.
Burun kemikleri gelişmemiştir. Bunun sonucu olarak burun köprüsü
düz ve göz çukurları yumurta biçimindedir.
Sıklıkla doğuştan göz
bozukluklarına rastlanmaktadır. Bunların dışında katarak, zayıf
görme, göz bebeği anormallikleri gelmektedir. Genellikle geç diş
çıkarırlar. Dişleri ufak ve dizilişleri uygun değildir.
Genellikle dilleri büyüktür, sıklıkla ağızdan dışarı doğru
sarkar. Genellikle boyunları geniştir. Boyunlarının yan
taraflarındaki deri gevşektir.
Ayak ve eller kısa geniş,
düz ve kare biçimindedir. Beşinci parmakları içe doğru
kıvrıktır. Avuçları içerisinde ortadan geçen tek bir çizgi
bulunmaktadır. Parmak izlerinde anormallikler vardır.
Saçları genellikle dik, ince
ve düzdür. Boyları kısadır. Özellikle yaşamlarının ilk üç
yılında büyüme hızları yavaştır. Derileri esneklikten yoksundur.
Kolayca gevşer ve sertleşir. Yaklaşık %40’ında doğuştan kalp
bozukluğu vardır. Her üç ya da dört çocuktan birisi yaşamlarının
ilk yıllarında ölmektedir. Yine bu bebeklerin %10’unda barsak
anomalileri görülür. Üreme organları gelişmemiştir. Kızlarda
genellikle normal yaşlarda regl dönemi görülmektedir. Cinsiyet
dürtüleri tipik olarak her iki cinste de azdır. Kadınların ufak
bir bölümü doğum yapabilmektedir. Bu durumda hastalığın doğan
çocukta görülme olasılığı yarı yarıyadır. Genellikle konuşma
problemleri vardır. Düşük tonda konuşurlar ve sesleri kabadır.
Down Sendrom'lu çocuklarda başlıca problem konuşmanın gecikmesi
ve tekrarlamalı konuşma şeklindedir. Hemen hemen 2-2,5 bazen
1,5 yaşlarda konuşma başlayabilmektedir. Down Sendromlu çocuklar
birbirlerine ne kadar benzeseler de onların da algılaması, ince
motor becerileri, dil dudak hareketleri birbirinden farklıdır.
Bu nedenle bazılarında gecikme daha uzun bazılarında daha kısa
sürebilir. Sevimli, neşeli, dünyayla barışık, karşısındakilerin
yaşı-konumu ne olursa olsun hemen yakınlık kurabilen, ama buna
karşın inatçı, istemediği bir şeyi yapmayan, kendi yapabileceği
bir işi başkasına yaptırmaya eğilimlidirler. İki yaşına
gelindiğinde hastalığın belirtileri daha açık bir biçimde ortaya
çıkmaktadır. Genellikle down hastalığı olan çocukların diğer
zihin engelli çocuklardan daha mutlu ve uyumlu olduklarına
inanılmaktadır. Nitekim bu konuda yapılan araştırmalar bu
inancı doğrular nitelikte sonuçlar vermektedir.
Down
hastalığı, hastalığın meydana geliş biçimine göre kendi
içerisinde üç tipten oluşmaktadır.
Trisomy 21–
Bu tipte 21 numaralı kromozom çift değil üç tanedir. Dolayısıyla
kromozomların toplam sayısı 46 olması gerekirken 47 olmaktadır.
Down Sendromu görülenlerin %95’i bu grupta yer almaktadır.
Mozaik–
Down Sendromu gösterenlerin %1-2’sini oluşturan bu tipte bazı
hücreler normal iken bazıları 3 kromozom taşımaktadır. Yani bazı
hücrelerde 46, bazılarında ise 47 kromozom bulunmaktadır.
Translokasyon–
Bu tipte 21 numaralı kromozomdaki ek kromozom başka bir
kromozomla birleşmektedir. Bu durumda toplam kromozom sayısı
yine 46 olmaktadır. Ancak kromozomların düzeni bozuktur. Down
Sendromluların %3.5’ini bu tipte oluşturanlar oluşturmaktadır.
Her çocuk gibi Down
Sendromlu çocukların da kendilerine özgü bir gelişimleri,
yetenekleri, kişilikleri, düşünceleri, sosyal yaşantıları
vardır. Yaşamları boyunca edinecekleri davranışlar, huylar
vardır. Bunların şekillenmesi her çocukta olduğu gibi Down
Sendromlu çocuklarda da aileyle, eğitimle, sosyal çevreyle
yakından ilişkilidir. Down Sendromlu çocukların bazı becerileri
edinebilmesi için desteğe ve sevgiye daha çok ihtiyaçları
vardır. Bu destek ve sevgiyle, geç de olsa yürüyebilir,
konuşabilir, okula gidebilir, okuyup yazabilir, meslek
edinebilirler.

KANAKÇA:
Eripek, Süleyman . Zihin
Engelliler . Anadolu Üniversitesi Yayınları. Eskişehir.2001.
Eripek, Süleyman . Zeka
Geriliği . Kök Yayıncılık . 2006 .
Güven, Yıldız . Zihin
Engelliler ve Otistik Çocukların Özellikleri. Marmara
Üniversitesi.Özel Eğitim Bölümü.İstanbul. 2002 .
Dost Yaşam Vakfı . Down
Sendromu Nedir .
www.dostyasam.org.
Fujita, Hiroko. Down Sendromlu
Bebeklerin Hareket Gelişimi ve Eğitimi. Çeviren; N. Güven,
S.Bal, Ö. Doğan . Kök Yayıncılık . 2006. |