|
Erdi KANBAŞ
Özel Eğitim
Uzmanı
ekanbas@mynet.com
Engelli olsun normal olsun her birey cinsiyeti
ile doğar. Cinsiyet; kelime anlamı olarak “dişi” veya “erkek”
olma şeklinde açıklanmaktadır. Cinsel kimlik ise kişinin
cinsiyetinden haberdar olması ve cinsiyetine uygun davranışlar
göstermesidir. Bu noktada kişinin kendi cinsiyetinden memnun
olması, böyle yaşamaktan mutluluk duyması çok önemlidir. Cinsel
eğitim denince kişilerin aklına ilk gelen vücut kısımlarının
isimleri, fonksiyonları, üreme ve bununla ilgili konular
olmaktadır. Gerçekte cinsel eğitim bundan çok daha kapsamlı ve
anlamlı olmalıdır. Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve
cinsel gelişimini anlaması, olumlu bir kişilik kavramı
geliştirmesi, insan cinselliğine karşı, başkalarının haklarına,
görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve
olumlu davranış biçimleri ve değer yargıları geliştirmesi
eğitimidir.
Zihinsel engelliler de toplum içinde, toplumun
katılımcı bir bireyi olarak yaşamlarını sürdürmek için özel
bakıma ve desteğe gereksinim duyan bir kesimdir. Bu insanların
çoğu kere erişkinlerin sahip oldukları akli yeterliliğe
ulaşamadıkları bir gerçektir, ancak onlar da yemek yemek, su
içmek, uyumak ve özellikle sevmek, sevilmek, paylaşmak
ihtiyacındadır. Çünkü; mideleri, kalpleri, dolaşım ve böbrek
sistemleri, yumurtalıkları, testisleri, hülasa mental güçlükleri
dışında tüm organları diğer insanlar gibi çalışmaktadır. Vücut
gelişimleri tam olmaktadır. Nasıl acıkıyor ve sonuçta
besleniyorlarsa ya da acıktıklarını ifade edemeseler de yaşamak
için beslenmeye ihtiyaçları varsa, normal düzeninde çalışan
hormonları nedeniyle cinsel aktivite ve ifade edemeseler de
istekleri de olacaktır. Üstelik, kendilerini çoğu kere yeterince
ifade edemeyen zihinsel engellilerin her yönden olduğu gibi,
cinsel istismara uğramaları tüm dünyada sık rastlanılan
istenmeyen durumlardandır. Zihinsel engelli çocuk ve gençlerde
cinsel gelişime baktığımızda normal gelişim gösteren çocuklarla
aynı sırayı izlediği ancak zihinsel gelişim düzeyine bağlı
olarak daha yavaş ve geriden takip ettikleri görülmektedir.
Gerçekte cinsel eğitim doğumla beraber başlamaktadır. Erişkin
yaşına hatta ölüme dek aile ve toplum içinde sürmektedir.
Erişkinlik döneminde de insanların bilgiye ve desteğe
ihtiyaçları bitmemektedir. Ancak maalesef erişkinler bunu dile
getirmekte zorlanır ve yardım istemekten çekinmektedirler. Oysa
küçük yaştan itibaren cinsel konularda sorulan sorular cinsel
eğitimin en önemli parçasını oluşturur.
Çocuklar önce cinsiyetle ilgili fiziksel
farklılıkları fark ederler. “Neden babaların bıyıkları var?”,
“Neden babalar etek giymez?”, “Neden kızların pipisi yok?” gibi
sorular ilk sorulardandır. Bu, anne-babanın da cinsiyetle ilgili
ilk kez bilinçli davranışta bulunduğu andır. Çünkü bu ana kadar
cinsel eğitimin bir anlamda gizli kaldığını, su üstüne çıkmadan
sürdüğünü söyleyebiliriz. Çocuğun çevresinde yaşı yakın
kardeşler, akraba veya komşu çocukları varsa cinsel konularla
ilgili soruları daha erken sorabilmektedirler. Aslında tüm
yaşlarda sorulan cinsel sorular için en önemli nokta
anne-babanın soruları cevaplarkenki tutumlarıdır. Çocuğu
kesinlikle ayıplamamak, azarlamamak, susturmamak gerekmektedir.
Bu şekilde davrandığımızda çocuğumuz bu soruların sorulmaması
gerektiği fikrine kapılabilir ve cevapları başka kişilerde
arayabileceği gibi gözetleme veya deneyler yapma yollarına da
başvurabilir. Bu da cinsel eğitimin anne-babanın kontrolünden
çıkması, bir anlamda istemediğimiz bir yöne gitmesi demektir.
Oysa her aile çocuklarına kendi aile yapısı ve kültürü
doğrultusunda bir cinsel eğitim vermek ister.
Zihinsel engelli çocuk ve gençlerde cinsel
gelişim incelenirken takvim yaşları değil gelişim düzeyleri
dikkate alınmalıdır. Bu şekilde değerlendirildiğinde anne-baba
veya eğitimcilere sorun gibi görünen pekçok durumun gerçekte
sorun sayılamayacağı anlaşılır. Örneğin takvim yaşı 15, ancak
zihinsel düzeyi altı yaş olan bir genç cinsel organlar,
göğüsler, bebeklerin nasıl doğduğu ile ilgili sorular sorabilir.
Bu sorular altı yaş zihinsel düzeyi için beklenen normal
sorulardandır. Bu çocuklara gelişimsel düzeylerine uygun eğitim
ve tepkiler verilmelidir. Zihinsel engelli çocukların genelde
yaşıtlarından daha fazla cinsel ilgileri olduğu, daha fazla
cinsel içerikli davranışları olduğu düşünülmektedir. Oysa bu
çocuklar cinsel içerikli davranışların nerede, ne zaman, hangi
durumlarda uygun olup olmadığını bilemedikleri için yani bir
anlamda cinsel tipli davranışlarını kontrol edemedikleri için
böyle algılanmaktadırlar.
Araştırmalar, erkek zihinsel engelli çocukların
kız çocuklarına nazaran (erişkin ya da adölesan) cinselliğe
ilgilerinin daha fazla olduğunu, bu ilginin her iki cinste de IQ
arttıkça arttığını bildirmektedir. Zihinsel engelli çocuklarda,
yaşam kalitesi, yanlış yönlendirme, cinsel istismar, iş sahibi
olamama, ifade edemedikleri ve bu nedenle yardım alamadıkları
cinsel dürtü ve sorunları nedeniyle seksüel sapkınlıkların daha
sık görüldüğü yine araştırma sonuçları ile belirlenmiştir.
Herhangi bir davranışı sorun olarak tanımlamadan
önce çocuklar için uygun olduğunu düşündüğümüz davranışları
hatırlamakta yarar vardır. Çocuklar için uygun olduğunu
düşündüğümüz bazı davranışlar şunlardır; Cinsel organlar,
göğüsler hakkında soru sormak, banyo yapan birini gördüğünde
ilgi ile izlemek, doktorculuk oynamak, evcilik oynamak,
anne-baba ve değişik rolleri üstlenmek, bazen çok heyecanlı,
gergin, korkmuş iken cinsel organına dokunmak, arkadaşları ile
cinsellik hakkında konuşmak, kızsa erkek, erkekse kız arkadaşı
olduğunu söylemek, giyinirken veya banyo yaparken yalnız olmak
istemek, ayıp şakalar ve sözler duyduğunu söylemek, bunları
tekrar etmek istemek, cinsler arasındaki farkları merak etmek,
karşı cinsten birini rol gereği taklit etmek, hayvanların
üremelerini incelemek, diğer çocukları ve yetişkinleri öpmek,
onların kendisini öpmelerine izin vermek. Tüm bu sayılanlar
çocuğun gelişim düzeyine göre normal sayılabilecek
davranışlardandır. Herhangi birini problem olarak tanımlamadan
önce bazı noktalara dikkat edilmelidir. Bu noktalar ise; zekâ
düzeyine uygunluk, şiddet, sıklık ve sürekliliktir.
Engelli çocuklara cinsel eğitim verirken bazı
zorluklarla karşılaşılmaktadır. Örneğin bazı çocuklarla göz
kontağı kurmada güçlük çekilebilir; bazıları konuşma problemi
nedeni ile soru soramaz veya sorulan soruları cevaplayamazlar.
Ayrıca özrün tipi ve derecesine göre çok tekrar gerekebilir.
Bunların yanında bir konuya da dikkat edilmelidir. Bu çocuklara
cinsel konularda eğitim verirken üstü kapalı bir anlatım, gizli
kelimeler, yapmacık benzetmeler kullanılmamalıdır. Somut, açık,
net, onların yanlış yorumlamasına izin vermeyecek bir anlatım
kullanılmalıdır. Zihinsel engelli çocuk ve gençlerin giyim
tarzına da dikkat edilmelidir. Bazen takvim yaşı büyük engelli
çocuklara çok bebeksi kıyafetler giydirildiği, saçlarının
bebeksi bir modelde tarandığı görülmektedir. Bu da çocukların
çevre tarafından algılanışlarını etkileyebilmektedir. Aileler bu
konuya dikkat etmelidirler. Maalesef, zihinsel ve fiziksel
engelli çocuk ve gençlerin cinsel hakları olduğu unutulmakta,
cinsel konulardaki bilgi gereksinimleri, cinsellikle ilgili
duygu ve düşünceleri çoğu zaman gözardı edilmektedir.
Pek çok araştırmacı yaptıkları çalışmalarda
engelli bireylere cinsel konularda yeterli bilgi verilmediği
görüşündedirler. Normal çocukların arkadaş ve anne-babadan bilgi
alma şanslarının engelli çocuklardan daha yüksek olduğu
bilinmektedir. Gerçekten de engelli çocukların yeterli arkadaşı
yoktur. Pek çoğu özel bir eğitim programı içindedir ve ayrıca
bilgiyi ve olayları anlama ve değerlendirmede sınırlılıklar
vardır. Anne-babasından da bilgi alamayan engelliler için bilgi
alma kaynağı olarak medya görülmektedir. Oysa çocuk ve gençlerin
medyadan bilgi almasının bazı tehlikeleri vardır. Medyadaki tüm
modellerin doğru olduğu söylenemez ayrıca çocuğun soru sorma,
merak ettiklerini tartışma şansı yoktur. Bu nedenle anne-babalar
engelli çocuklarının cinsel eğitimine gereken önemi
vermelidirler. Eğitimcilerin yakındıkları konulardan biri de
küfür etmek, argo kullanmak veya küfür niteliğinde hareketler
yapmaktır. Zihinsel engelli çocukların küfür etmeleri ve argo
kullanmalarının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz; Çocuk evde
anne-baba, kardeşlerinden veya okulda arkadaşlarından duyuyor
olabilir; kullandığı kelimenin anlamını bilmiyor olabilir;
kullandığı kelimenin karşısındakini inciteceğini bilmiyor
olabilir; söylemek istediği şey için uygun kelimeyi bulamamış
olabilir; karşısındakini gerçekten kırmak, incitmek istiyor
olabilir; anne-babasının ilgisini çekmek için kullanıyor
olabilir. Aslında hemen hemen tüm çocuklar küfür ya da argo
sayılabilecek pek çok sözcük bilirler. Ancak zihinsel engelli
çocuklar nerede kullanıp nerede saklayacaklarını
denetleyemedikleri için daha çok kullanıyor gibi
algılanabilirler. Aileler öncelikle kendileri iyi modeller
sunmaya dikkat etmelidirler. Çocuğun kelimenin anlamını bilip
bilmediği ve biliyorsa neden kullanmak istediği gözlenmelidir.
İstenmeyen sözcük yerine kullanabileceği seçenekler
sunulmalıdır. Bu alternatif sözcük çocukla beraber bulunabilir.
Zihinsel engelli çocuğun yakın
çevresinin çocuğun cinsel davranışlarına karşılık utanç, öfke,
kızgınlık, korkma, acıma, aşırı merhamet gibi duygularla hareket
etmelerinin olumsuz davranışlara yol açabileceği göz önünde
bulundurulmalıdır. Zihinsel engelli çocuklarda istismarın daha
yoğun olması, kendilerini korumalarının daha zor olduğu
bilinmektedir. Cinsel istismar bir insana karşı işlenmiş ağır
bir suçtur. Ergenlik döneminde karşı cinse olan arzularının, art
niyetli kişilerce istismara uğratıldığı, özellikle bu kişilerin;
çocukların kendini ve olayı yeterince ifade edememesinden aldığı
güçle bu istismarı rahatlıkla gerçekleştirdikleri bilinen bir
gerçektir. İstismara (tecavüz, taciz) maruz kalınmaması için
kesinlikle çocukların ilişkide bulunduğu kurum ve yakın çevre
kontrol altına alınmalıdır. Olumsuz gelişmelere zemin
hazırlayabilecek her türlü şartlardan kaçınılmalıdır.
Ergen yaştaki engelli kızlar için en
önemli konu menstruasyondur. Genç kızlar mutlaka konuyla ilgili
önceden bilgilendirilmeli, psikolojik olarak hazırlanmalıdırlar.
Vücudunun büyüyüp olgunlaştığı için bu olayın yaşandığı, artık
genç kızlığa adım attığı anlatılmalı ve bunun yanında bakım ve
temizlik konusunda da rehberlik edilmelidir. İlk menstruasyon,
erkeklerin erkekliğe adım atması sayılan sünnette olduğu gibi
minik bir kutlama ile kutlanabilir.
Cinsellik, yaşamımızın ve kişiliğimizin çok
önemli bir parçasıdır. Normal ve engelli tüm bireylerin cinsel
konularda bilgilendirilmeye ihtiyaçları olduğu ve tabii ki
yaşlarına, toplum içindeki konumlarına, ahlâkî değerlerine ve
bireysel özelliklerine göre değişse de cinselliği yaşamaya
hakları olduğu unutulmamalıdır.

- Artan, İstemihan. Engelli Çocuk ve Gençlerin
Cinsel Eğitimi. Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi.
Sayı: 39. Mayıs:2003,
- Bakış. E, Ege. E, Timur, S. Engelli Kadınların
Üreme Sağlığı Sorunlarıve Etkileyen Faktörler. Cumhuriyet Ü.
Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi. Sayı:10. 2006.
- Seyyar, Ali. Zihinsel Özürlülere Yönelik Özel
Cinsel Eğitim ve Bazı Öneriler.
www.kardestr.com
- Şatıroğlu, Hakan. Zihinsel Engellilerde Cinsel
Yaşam ve Sağlık.
www.sosyalhizmetuzmanı.org
-
Zihinsel Özürlü Bireylerde Cinsel
Eğitim. Aile Eğitim Seti – Zihin Özürlüler.
www.ozida.gov.tr |