|
Erdi KANBAŞ
Özel Eğitim
Uzmanı
ekanbas@mynet.com
Duyu Bütünlemesi
Otizmli çocuk pek çok çevresel duyumu algılayamadığı gibi
boşluk/uzay ilişkisini ve uzayı açık bir şekilde anlayabilmesi
için duyumlarını bütünleştiremez. Görsel bir algıyı yürürlüğe
koyabilmesi için çok uzun bir zaman geçebilir ve kavradığı zaman
bile çok iyi anlayamamış olabilir. Bu sebeple otizmli çocuk yeni
bir süveteri giymeye direnç gösterebilir. Çünkü o süveterin
alıştığı bir algısını daha oluşturamamıştır. Çocuk süveteri
defalarca giydikten sonra kabul edecektir. Ona giymeyi kabul
etmeden önce süveteri omzuna dolayarak yardımcı olunabilir.
Görsel bilginin tek başına bu algıyı oluşturabilmesine süveteri
omuzlarında hissetmesi yardımcı olacaktır. Terapideki ilk birkaç
dakika gibi herhangi yeni bir durum çocuğa düzensiz duyumları
özellikle görsel uyarıları şaşırtıcı bir düzenle sunar. Çocuk
çevreyi tanıyıncaya ve alışıldık ve güvenli buluncaya kadar
direnç gösterme eğilimindedir. Bazı çocuklar çevrelerindeki
uzamsal elementlerin kaydı ile ilgili sorunlar yaşar ve terapi
sırasında veya evdeki odalarında herhangi bir şey
değiştirildiğinde sinirlenirler. Nesnelerin yerleri
değiştirildiğinde kendilerini güvensiz hissederler. Bazen
otizmli çocuk annesinin yeri terapi sırasında değiştiğinde bile
sinirlenebilir. Biz ebeveynler onların bu zayıf duyu algılarıyla
başa çıkmalarında onları anlamalı ve sabır göstermeliyiz.
İşitsel bilginin algısı yetersiz olduğundan dil algılarının
yürürlüğe girmesi sınırlıdır. Deriden kaslardan, bağlardan ve
denge sisteminden gelen duyu bilgilerinin normal algısı dışında
çocuk iyi açık bir vücut algısı geliştiremez. Dünya ile
etkileşime giremez. Hareketleri iyi planlamayı öğrenemez, çünkü
ne yaptığını kolay hissedemez. Ego gelişiminin fiziksel
temellerinden yoksundur.
Bir şeyler Yapmayı İstemek
Pek çoğumuz bir veya birkaç defa sanki hiç hareket edemeyecek
gibi hissetmişizdir. Çalar saatin alarmı çalar ama çok uykumuz
vardır veya çocuğumuz bizi yanına çağırır ama yorgun bir günün
ardından olduğumuz yerde yığılıp kalmışızdır. Kalkıp hareket
etmemiz gerektiğini biliriz ama beyninizde bir şey size orda
kalmanızı ve dünyayı boş vermenizi söyler. Normal insanların çok
nadiren yaşadığı bu duygu otizmli çocukların genelde
hissettiğine çok yakın bir duygudur.
“Bunu yapmak istiyorum” fonksiyonu beynimizin duyusal
uyarılara tepki veren, yeni ve farklı şeyleri yapma davranışını
tetikleyen isteği uyandıran bir kısmı vardır. Bu bölüm vücudu
harekete geçiren kısımlara “yap”
emrini verir. Bu sistem duyusal uyarıya ilgi gösteren veya
farkeden sisteme benzer çalışır. Bir duyusal uyarıyı algılamanın
sonucu ise harekete geçmek ve inkar etmek arasındaki seçimdir.
Otizmli çocuklarda duyuları algılayan sistem gibi “bunu
yapmak istiyorum sistemi” de iyi çalışmaz. Bu onun hiçbir şey
yapmadığı anlamına gelmez. Yararlı veya maksatlı olarak bir
şeyler yapamaz. Onun oyunları basit tekrarlayan faaliyetlerden
oluşur. Daha çok uzun süreler boyunca bir şeyleri çevirmek,
tutmaya çalışmak veya sıraya dizmek ile uğraşırlar. Daha
karmaşık faaliyetleri gerçekleştiremezler. Eğer birisi ona bir
faaliyet gösterirse genelde onu yapmak istemez. Çocuk
oyuncaklarla oynamak veya çevresiyle etkileşime geçmek için
yeteneğe sahip değildir. Ama ona “bunu yapmak istiyorum”
sistemini harekete geçirecek kadar motivasyon verilmişse engelli
bir sahadan geçmek gibi motor planlama gerektiren bazı karmaşık
faaliyetleri yapabilir. Çoğu zaman bu sistem aktif değildir
ancak çok nadir olarak yapabileceği şeyleri yapma kararını
verir.
Otizmli çocuklarda “bunu yapmak istiyorum” sistemi daha çok
kaprisli bir hareket gibi görünebilir. Anne çocuğunun çorabını
giymesi için çok uzun süre ciddi uğraşlar verir ve çocuk sanki
hiç öğrenmeyecekmiş veya işbirliğini reddediyor gibi
görünebilir. Çocuk sanki annenin çabalarına direniyormuş gibi
gözükür ama beyni o anda “bunu yapmak istiyorum” sistemini
harekete geçiremiyordur. Daha sonra kimsenin yardımı olmadan
çorabını kolaylıkla giyebilir.
Fiziksel çevreyle çocuğun etkileşime girmemesinin nedenlerinden
biri çocuğun pek çok şeyin kullanımını veya anlamını fark
edememesidir. Üç tekerlekli bir bisikleti nasıl kullanacağını
bilmek bir kişinin vücudunu ve onu nasıl çalıştıracağı bilgisini
gerektirir ve aynı zamanda teorik-soyut düşünme yeteneğine de
sahip olmalıdır. Bisikleti gördüğünde onun üzerine oturacağını,
pedallara ayaklarını koyup çevirerek bisikleti harekete
geçireceğini çıkarmalıdır. Böyle bir teorik-soyut düşünme
otizmli çocuk için zordur. Üç tekerlekli bir bisiklet gördüğünde
görsel olarak şekline yeterince ilgi gösterse bile üstüne oturup
zevk için sürülecek bir şey olduğunu anlamaz. Beynin bunu yapmak
istiyorum kısmı iyi çalışmadığında onu üç tekerli bisiklete
oturtmak isteyen herkese direnecektir.
Otizmli çocuğa bir şey sunduğunuzda çocuğun bunu kullanabilecek
motor kapasitesi olduğunu hatırlayın. Ancak bunu yapmak
istiyorum sistemi yeni ve farklı bir şey yapmak istemiyor
olabilir. Üç tekerli bisiklete binmekten zevk almayı öğrenince
bu defa bunu yapmayı istediği halde bir scooter’a binmeyi
reddedebilir. Scooter sürmeyi istemesinden önce onun bilindik
bir algısını oluşturmalıdır. Bunun oluşabilmesi için üzerine
binip sürmesi dokunma duyuları yardımıyla onu hissetmesi
gerekir. Scooter görmek diğer çocuklar ve ebeveynlerinde oluşan
anlama duygusunun aynısını ona hissettirmez. Otizmli çocuk en
iyi yaparak öğrenir. Otizmli çocuk ilk birkaç sefer bir şeyi
sürmekten normal derecede zevk almayabilir. Çünkü beyni
alışılmadık vücut duyumlarını zevkli olarak algılamayabilir.
Zevk almadan önce bu duyumları defalarca denemelidir. Genelde
otizmli çocuklar terapide yeni veya farklı bir aktivite ile
karşılaştıklarında o aktiviteye yoğunlaşırlar. Fakat ancak
birkaç seans sonunda o aktivite esnasında gülümseyip kahkaha
atmaya başlayabilirler. Eğer bir ilerleme kaydetmek isteniyorsa
hem terapist hem ebeveynler tedavi amaçlı aktiviteleri kabul
etmeye hazır olana kadar çocuğun direncine tahammül etmek
zorundadırlar. Çocuğun motor becerileri hareket veya
yerçekiminden gelen duyuların iyi ayarlanamamasından da
etkilenir. Yerçekimsel güvensizlik eğer terapist veya anne baba
çocuğu hareket ettirmede dikkatli davranmazlarsa hoş olmayan
duyumlara hız kazandıracaktır. Eğer dengesel bilgiyi ayarlamazsa
kendini hareketsiz bırakır. Bu hareketsizlik terapistin terapi
esnasında başa çıkması gereken bir semptomdur. Terapi dengesel
duyumları rahat ve zevkli hale getirene kadar çocuğun hareket ve
vücut şeklindeki değişimleri içeren aktivitelere katılmaya
direnç göstermesini beklemeliyiz.
Motor Planlamanın Gelişimi
Zayıf duyu süreci motor planlama kapasitesinin pek çok
açıdan gelişimini engeller. Çocuk gözünün önündeki bir objenin
görsel algısını hemen oluşturamaz, motor planlamada kullanmak
için iyi gelişmiş bir vücut algısı yoktur. Bir objenin
kullanımının ne olduğunu kavramada sorunlar yaşar, bilinçli
hareketler yapmada zayıftır, yeni veya farklı şeyler yapmaya
direnç gösterir ve yaptığında da ona zevkli gelmeyebilir.
Çocuk bir şeyi yapmak için içsel bir istek
geliştirmedikçe ve zevk almadıkça çevreyle olan etkileşimini de
geliştiremez. Ancak, bazı otizmli çocuklar dengesel uyarılar
almaktan çok fazla tatmin duyar ve zevk alırlar. Tedavi amaçlı
(therapeutic) ekipmanlar üzerinde uzun süre boyunca adaptif
tepki (adaptive responses) ve sürekli artan bir ilgi
geliştirmeden oynayabilirler. Ne zaman motor plan için bir çaba
gösterseler zorlanırlar. Çünkü dispraksik benzeri bir durumları
vardır. İnsan davranışının temelinde algıların düzenlenmesi ve
bunlara verilen tepkiler yatar. Çevresini iyi algılamayan veya
etkin bir şekilde etkileşim kuramayan birey daha kompleks
davranışları organize edemez. Otizmli çocuk normal merkezcil
programlı hareketlere sahip olsa veya isteksiz kas kasılmaları
ile sınırlanmış olmasa bile vücudunu kullanmada ciddi problemler
yaşar. Genelde konuşma, öz bakım ve duygusal kaynaklı
davranışları içeren pek çok alanda sorunlar yaşar. Basit adaptif
motor tepkilerini organize edemediği sürece karmaşık
davranışlarda hep sorunludur.
Otizmli çocuk için terapinin hedefi duyusal işlemi
geliştirmektir. Bu şekilde daha çok duyum etkin bir şekilde
ayarlanabilecek ve algılanabilecektir. Ayrıca terapistin bir
diğer hedefi de çocuğa davranışlarını organize etmeyi öğrenmesi
için yardım ederek basit adaptif tepkiler oluşturması için
cesaretlendirmektir.
Terapi bir fark yarattığında çocuğun hayatı bir hayli değişir.
Terapi her otizmli çocuğun hayatında büyük fark yaratmaktadır.
Otizmli çocuklarla terapiye devam ederken onların sinirsel
(nörolojik) problemleri hakkında daha çok şey bulup duyusal
deneyimlerle onların beyinlerine ulaşma yollarını
geliştireceğiz.
-Otistik Çocuk (1)

Kaynakça:
Otistik Çocuklar Derneği Mesaj Defterinden Alıntı;
www.oder.org |