OTİSTİK ÇOCUK (2)
 

      Erdi KANBAŞ

Özel Eğitim Uzmanı

ekanbas@mynet.com

 

Duyu Bütünlemesi


     Otizmli çocuk pek çok çevresel duyumu algılayamadığı gibi boşluk/uzay ilişkisini ve uzayı açık bir şekilde anlayabilmesi için duyumlarını bütünleştiremez. Görsel bir algıyı yürürlüğe koyabilmesi için çok uzun bir zaman geçebilir ve kavradığı zaman bile çok iyi anlayamamış olabilir. Bu sebeple otizmli çocuk yeni bir süveteri giymeye direnç gösterebilir. Çünkü o süveterin alıştığı bir algısını daha oluşturamamıştır. Çocuk süveteri defalarca giydikten sonra kabul edecektir. Ona giymeyi kabul etmeden önce süveteri omzuna dolayarak yardımcı olunabilir. Görsel bilginin tek başına bu algıyı oluşturabilmesine süveteri omuzlarında hissetmesi yardımcı olacaktır. Terapideki ilk birkaç dakika gibi herhangi yeni bir durum çocuğa düzensiz duyumları özellikle görsel uyarıları şaşırtıcı bir düzenle sunar. Çocuk çevreyi tanıyıncaya ve alışıldık ve güvenli buluncaya kadar direnç gösterme eğilimindedir. Bazı çocuklar çevrelerindeki uzamsal elementlerin kaydı ile ilgili sorunlar yaşar ve terapi sırasında veya evdeki odalarında herhangi bir şey değiştirildiğinde sinirlenirler. Nesnelerin yerleri değiştirildiğinde kendilerini güvensiz hissederler. Bazen otizmli çocuk annesinin yeri terapi sırasında değiştiğinde bile sinirlenebilir. Biz ebeveynler onların bu zayıf duyu algılarıyla başa çıkmalarında onları anlamalı ve sabır göstermeliyiz. İşitsel bilginin algısı yetersiz olduğundan dil algılarının yürürlüğe girmesi sınırlıdır. Deriden kaslardan, bağlardan ve denge sisteminden gelen duyu bilgilerinin normal algısı dışında çocuk iyi açık bir vücut algısı geliştiremez. Dünya ile etkileşime giremez. Hareketleri iyi planlamayı öğrenemez, çünkü ne yaptığını kolay hissedemez. Ego gelişiminin fiziksel temellerinden yoksundur.

 

Bir şeyler Yapmayı İstemek


     Pek çoğumuz bir veya birkaç defa sanki hiç hareket edemeyecek gibi hissetmişizdir. Çalar saatin alarmı çalar ama çok uykumuz vardır veya çocuğumuz bizi yanına çağırır ama yorgun bir günün ardından olduğumuz yerde yığılıp kalmışızdır. Kalkıp hareket etmemiz gerektiğini biliriz ama beyninizde bir şey size orda kalmanızı ve dünyayı boş vermenizi söyler. Normal insanların çok nadiren yaşadığı bu duygu otizmli çocukların genelde hissettiğine çok yakın bir duygudur.
     “Bunu yapmak istiyorum” fonksiyonu beynimizin duyusal uyarılara tepki veren, yeni ve farklı şeyleri yapma davranışını tetikleyen isteği uyandıran bir kısmı vardır. Bu bölüm vücudu harekete geçiren kısımlara “yap
emrini verir. Bu sistem duyusal uyarıya ilgi gösteren veya farkeden sisteme benzer çalışır. Bir duyusal uyarıyı algılamanın sonucu ise harekete geçmek ve inkar etmek arasındaki seçimdir.
     Otizmli çocuklarda duyuları algılayan sistem gibi “bunu yapmak istiyorum sistemi” de iyi çalışmaz. Bu onun hiçbir şey yapmadığı anlamına gelmez. Yararlı veya maksatlı olarak bir şeyler yapamaz. Onun oyunları basit tekrarlayan faaliyetlerden oluşur. Daha çok uzun süreler boyunca bir şeyleri çevirmek, tutmaya çalışmak veya sıraya dizmek ile uğraşırlar. Daha karmaşık faaliyetleri gerçekleştiremezler. Eğer birisi ona bir faaliyet gösterirse genelde onu yapmak istemez. Çocuk oyuncaklarla oynamak veya çevresiyle etkileşime geçmek için yeteneğe sahip değildir. Ama ona “bunu yapmak istiyorum” sistemini harekete geçirecek kadar motivasyon verilmişse engelli bir sahadan geçmek gibi motor planlama gerektiren bazı karmaşık faaliyetleri yapabilir. Çoğu zaman bu sistem aktif değildir ancak çok nadir olarak yapabileceği şeyleri yapma kararını verir.

     Otizmli çocuklarda “bunu yapmak istiyorum” sistemi daha çok kaprisli bir hareket gibi görünebilir. Anne çocuğunun çorabını giymesi için çok uzun süre ciddi uğraşlar verir ve çocuk sanki hiç öğrenmeyecekmiş veya işbirliğini reddediyor gibi görünebilir. Çocuk sanki annenin çabalarına direniyormuş gibi gözükür ama beyni o anda “bunu yapmak istiyorum” sistemini harekete geçiremiyordur. Daha sonra kimsenin yardımı olmadan çorabını kolaylıkla giyebilir.

     Fiziksel çevreyle çocuğun etkileşime girmemesinin nedenlerinden biri çocuğun pek çok şeyin kullanımını veya anlamını fark edememesidir. Üç tekerlekli bir bisikleti nasıl kullanacağını bilmek bir kişinin vücudunu ve onu nasıl çalıştıracağı bilgisini gerektirir ve aynı zamanda teorik-soyut düşünme yeteneğine de sahip olmalıdır. Bisikleti gördüğünde onun üzerine oturacağını, pedallara ayaklarını koyup çevirerek bisikleti harekete geçireceğini çıkarmalıdır. Böyle bir teorik-soyut düşünme otizmli çocuk için zordur. Üç tekerlekli bir bisiklet gördüğünde görsel olarak şekline yeterince ilgi gösterse bile üstüne oturup zevk için sürülecek bir şey olduğunu anlamaz. Beynin bunu yapmak istiyorum kısmı iyi çalışmadığında onu üç tekerli bisiklete oturtmak isteyen herkese direnecektir.

     Otizmli çocuğa bir şey sunduğunuzda çocuğun bunu kullanabilecek motor kapasitesi olduğunu hatırlayın. Ancak bunu yapmak istiyorum sistemi yeni ve farklı bir şey yapmak istemiyor olabilir. Üç tekerli bisiklete binmekten zevk almayı öğrenince bu defa bunu yapmayı istediği halde bir scooter’a binmeyi reddedebilir. Scooter sürmeyi istemesinden önce onun bilindik bir algısını oluşturmalıdır. Bunun oluşabilmesi için üzerine binip sürmesi dokunma duyuları yardımıyla onu hissetmesi gerekir. Scooter görmek diğer çocuklar ve ebeveynlerinde oluşan anlama duygusunun aynısını ona hissettirmez. Otizmli çocuk en iyi yaparak öğrenir. Otizmli çocuk ilk birkaç sefer bir şeyi sürmekten normal derecede zevk almayabilir. Çünkü beyni alışılmadık vücut duyumlarını zevkli olarak algılamayabilir. Zevk almadan önce bu duyumları defalarca denemelidir. Genelde otizmli çocuklar terapide yeni veya farklı bir aktivite ile karşılaştıklarında o aktiviteye yoğunlaşırlar. Fakat ancak birkaç seans sonunda o aktivite esnasında gülümseyip kahkaha atmaya başlayabilirler. Eğer bir ilerleme kaydetmek isteniyorsa hem terapist hem ebeveynler tedavi amaçlı aktiviteleri kabul etmeye hazır olana kadar çocuğun direncine tahammül etmek zorundadırlar. Çocuğun motor becerileri hareket veya yerçekiminden gelen duyuların iyi ayarlanamamasından da etkilenir. Yerçekimsel güvensizlik eğer terapist veya anne baba çocuğu hareket ettirmede dikkatli davranmazlarsa hoş olmayan duyumlara hız kazandıracaktır. Eğer dengesel bilgiyi ayarlamazsa kendini hareketsiz bırakır. Bu hareketsizlik terapistin terapi esnasında başa çıkması gereken bir semptomdur. Terapi dengesel duyumları rahat ve zevkli hale getirene kadar çocuğun hareket ve vücut şeklindeki değişimleri içeren aktivitelere katılmaya direnç göstermesini beklemeliyiz.


Motor Planlamanın Gelişimi


     Zayıf duyu süreci motor planlama kapasitesinin pek çok açıdan gelişimini engeller. Çocuk gözünün önündeki bir objenin görsel algısını hemen oluşturamaz, motor planlamada kullanmak için iyi gelişmiş bir vücut algısı yoktur. Bir objenin kullanımının ne olduğunu kavramada sorunlar yaşar, bilinçli hareketler yapmada zayıftır, yeni veya farklı şeyler yapmaya direnç gösterir ve yaptığında da ona zevkli gelmeyebilir.
     Çocuk bir şeyi yapmak için içsel bir istek geliştirmedikçe ve zevk almadıkça çevreyle olan etkileşimini de geliştiremez. Ancak, bazı otizmli çocuklar dengesel uyarılar almaktan çok fazla tatmin duyar ve zevk alırlar. Tedavi amaçlı (therapeutic) ekipmanlar üzerinde uzun süre boyunca adaptif tepki (adaptive responses) ve sürekli artan bir ilgi geliştirmeden oynayabilirler. Ne zaman motor plan için bir çaba gösterseler zorlanırlar. Çünkü dispraksik benzeri bir durumları vardır. İnsan davranışının temelinde algıların düzenlenmesi ve bunlara verilen tepkiler yatar. Çevresini iyi algılamayan veya etkin bir şekilde etkileşim kuramayan birey daha kompleks davranışları organize edemez. Otizmli çocuk normal merkezcil programlı hareketlere sahip olsa veya isteksiz kas kasılmaları ile sınırlanmış olmasa bile vücudunu kullanmada ciddi problemler yaşar. Genelde konuşma, öz bakım ve duygusal kaynaklı davranışları içeren pek çok alanda sorunlar yaşar. Basit adaptif motor tepkilerini organize edemediği sürece karmaşık davranışlarda hep sorunludur.
     Otizmli çocuk için terapinin hedefi duyusal işlemi geliştirmektir. Bu şekilde daha çok duyum etkin bir şekilde ayarlanabilecek ve algılanabilecektir. Ayrıca terapistin bir diğer hedefi de çocuğa davranışlarını organize etmeyi öğrenmesi için yardım ederek basit adaptif tepkiler oluşturması için cesaretlendirmektir.

     Terapi bir fark yarattığında çocuğun hayatı bir hayli değişir. Terapi her otizmli çocuğun hayatında büyük fark yaratmaktadır. Otizmli çocuklarla terapiye devam ederken onların sinirsel (nörolojik) problemleri hakkında daha çok şey bulup duyusal deneyimlerle onların beyinlerine ulaşma yollarını geliştireceğiz.

 

-Otistik Çocuk (1)

 

Diğer Yazılar


      Kaynakça: Otistik Çocuklar Derneği Mesaj Defterinden Alıntı; www.oder.org

 

Tasarım: EvrenKENT

 
Ana Sayfa  -  Eğitim  -  Gelişim  -  Hamilelik  -  Yazarlar  -  Aktiviteler  -  Linkler  -  Forum
Hakkımızda  -  Üye Girişi  -  Foto Albüm  -  Çocuk Filmleri  -  Bize Ulaşın
 

©Tüm Hakları Saklıdır. 2007. Annelik.org    annelik@annelik.org