|
Bilal Kızartıcı
Zihinsel Özürlüler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi
Özürlülüğün çarşı pazar idollerinden (Yerleşip
kalıplaşmiş ön yargılardan) soyutladığımızda onun daha iyi
anlaşılacağına, akla, çağın gerçeklerine uygun gelecek çözüm
yolları bulunacağı ve özürlülükle baş etmenin kolaylaşacağı da
bir realitedir. Özürlünün ve özürlülüğün anlaşılmasını
güçleştiren ve çözüm yollarını baştan kapalı duruma getiren
çeşitli idoller vardır. Bu ön yargıları elediğimizde, esas
çözmek zorunda olduğumuz özürlülük problemini, salt olarak
çözümlememiz daha kolaylaşacaktır. Örneğin; Nasıl buğdaya
karışmış yabancı maddeleri eleyip ve karışanları seçip
ayıklıyorsak, işte özürlülüğe karışmış, ona yapışık kalmış olan
ve onunla özdeşliği olmayan ilinek olarak onda var olduğu
sanılanları bir bir ayıkladığımızda belki de yeni bir tanı ve
uygulama metodu da ortaya çıkacaktır. Felsefe bu metoda dışarıya
atma metodu olarak sıkça baş vurmaktadır.
Özürlülük insanın var olduğu günden bugüne kadar süre
gelen bir problemdir. Zaman içerisinde bazıları çözümlenerek
gündemden düşmüştür. Bazıları da daha kompleks ve karmaşık hale
dönüşmüştür. İşte bu kompleks duruma dönüşenin çözümü
kolaylaşacağı yerde zorlaşmıştır. Bu kategori de zihinsel
özürlülüktür. İşte zihinsel özürlülüğün anlaşılmasını
güçleştiren ve çözüm yollarını zorlaştıran bu idoller nelerdir?
Gözden geçirelim...
1- Korku İdolleri (Zihinsel Özürlülükten ve Zihinsel
Özürlüden Korkma); Toplumda fobiye dönüşen bu ön yargılar
kırılarak problem bir obje olarak ve korkusuzca ele alındığında
çözüm kolaylaşacaktır.
2- Psişik İdolleri (Duygusallık, Acıma ve Acındırma Ön
Yargıları); Ah ah, vah vah, ağlama sızlanmalar, acıma ve
acındırmaları işin içine katmaktan kaçınırsak problemi daha
kolay çözümleriz.
3- Sosyal İdoller (Herkes Bir Özürlü Adayıdır Ön Yargısı);
Benim başıma da bu felaket gelebilir öyle ise yardımcı olayım.
Halbuki özürlülük bir felaket değil çözülmesi gereken bir
sorundur. Yani başımıza gelmezse çözmemek gibi bir lüksümüz
yoktur.
4- Özrünü ve Özürlüsünü Sömürme İdolleri (Özürlüyüm Şunları
Vereceksiniz, Özürlüm Var Herkes Bana Yardım Etmeğe, Hizmet
Vermeğe Mecburdur Önyargıları); Sadaka kültürünü yıkarak
Sosyal devlet ilkesi doğrultusunda kanunlar çıkararak hakkı
olanı istemek ve elde ederek problem daha kolay çözümlenecektir.
5- Dini İdoller (Allah Böyle Yarattı Bizlere Düşen Allah
Rızası İçin Onlara Bakmaktır Önyargısı); Çağımızda
hastalıklar tıp bilimi içerisinde ele alındığında, bakım
kurumları kurulduğunda çözüm kolaylaşacaktır.
6- Sahte Sevgi İdolleri; Sizleri çok seviyoruz sizleri
gördükçe sağlıklı olmamızın değerini anlıyoruz. Aşırı sevgi
göstermenin yerine akılcı çözüm yolarıyla bir insan ilişkisi
kurmak ve geliştirmek problemin çözümünü kolaylaştıracaktır.
7- Aşırı Korumacı İdolleri; Özürlülüğün kayıp derecesine
göre ona destek verilmeli, ama onun gelişimini ve kişiliğini yok
edecek aşırı korumacılık ön yargısı kırılarak bağımsız bir birey
olduğunun güveni kazandırılarak problem daha kolay
çözümlenecektir.
8- Savunma Mekanizmaları İdolleri (Örneğin, Polyannacılık
Önyargısı); İyi ki özürlü olmuşsunuz, bakın bu durumunuz
nasılda sizi nitelikli kılmış. Sabırlı, bilgili, hak arama azmi
kazandırmış, aileniz de size destek oluyor, sizlere
imreniyoruz... Bunun yerine doğru ve dürüst davrandığımızda
problem daha kolay çözümlenecektir.
İşte bu saydığımız ve de sayamadığımız ön yargılardan
kendimizi kurtarmalıyız. Özürlülük konusunda kollektif akıl ve
bilimsel çözüm yolları aranırsa hem problemimiz daha gerçekçi,
daha kısa sürede ve daha az maliyetle çözülecektir.
Bu idolleri rafine edersek öncelikle özürlülük
alanındaki bilincimiz yükselecektir. Özürlülüğün toplumsal bir
sorun olduğu gerçeğine bizi götürecektir. Her toplum bu
sorunlarla karşı karşıyadır ve bunu da çağın gerçeklikleri
içerisinde kendine uygun gelecek tarzda çözmekle görevlidir.
Özürlülük doğal bir olgudur. Nasıl ki bazı ağaçlar eğri ise,
nasıl ki bebeklik yada yaşlılık vb. temel insanlık problemi ise
özürlülükte aynıdır. İşte anayasa yapımcılarımız da bunu
öngördüğünden devletimizin niteliklerinden en önemlilerinden
birisini de “Sosyal Devlet” olarak saymıştır.
Demek ki devletimiz vatandaşını özürlü ve özürsüz
olarak ayırt etmeden korumak onlara doygun bir yaşam sağlamak,
mutlu bir yaşam sürüp güven içerisinde olduklarını anayasal bir
sözleşme ile yüklenmiştir. Dolayısıyla haklar ve menfaatler
kulandırılırken bunun yolları yasalardır. İşte bu yasalarla
bizler sorunlarımızı çözeceğiz, ön yargılarla değil.
 |