|
Tuba GENÇ
tuba@annelik.org
Annelik bu dünyada bir kadının alabileceği en büyük
rütbe bence. İster profesör ol, ister mühendis, ister doktor
ol ister asker... Bir kadın aynı zamanda anneyse ulaşabilir o
manevi hazza. Bir insanı sıfırdan yetiştirmek, öğretmek,
korumak, kollamak, maddi-manevi ihtiyaçlarini gidermek ve
sonunda eserine bakmak, gurur duymak, şükretmek...
Yıllar önce bir öğretmenimiz şöyle demişti; Dünya
genelinde geçmişten günümüze değişmeden ünlü yazarlar, ünlü
ressamlar, ünlü heykeltraşlar, ünlü şairler, ünlü besteciler hep
erkektir. Kadınların belki istisnalar hariç hayatındaki diğer
şeyleri boş vererek kendini mesleklerine adamak, bir eser
yaratmak, sıfırdan üretmek ihtiyacı olmamıştır hiç. Çünkü
onların çok önemli, çok tatmin edici bir vazifesi vardır zaten
“annelik”. Bir hamuru yoğurmak, şekillendirmek ve sunmak. Hatta
bazen bir kaç tane.
Allah’ın bize verdiği bu lutfun farkında mıyız?
Çocuklarımızı hakettikleri gibi en iyi şekilde yetiştirebiliyor
muyuz? En önemlisi kendimizi yetiştirebildik mi?
Aslında bir çocuğu yetiştirebilmenin en önemli ve ilk
basamağı kendimizi yetiştirmek. Anne-baba olarak onların örnek
model alacağı “mükemmel” olmasa da “mümkün olabildiğince
mükemmel” anne-baba olabilmek.
Bazen imkanlarımız yeterli olamayabilir. Unutmayalım en
iyi ebeveyn en çok kıyafeti , en çok oyuncağı alan, en çok yemek
yediren ebeveyn değildir. Onlarla vaktimizin ve imkanlarımızın
maksimumunu paylaşmalı, onları yetiştirebilmek, en iyiyi
sunabilmek için kafa yormalıyız. Çocuğumuz bu dünyaya bizim
arzumuzla geldiğine göre en azından bunu onlara borçluyuz.
Derler ya
"eğitim
şart".
Evet her konuda şart. Maalesef annelik-babalık okulda öğretilen
bir ders değil. O zaman bu dersi biz kendimiz çalışacağız. Her
zaman hatırlayalım ki onların ruhlarını doyurmak midelerini
doyurmaktan daha önemli.
Herkese
kolay gelsin.
 |