|
İlk
yazımda sizlere Sayın psikolog Acar Baltaş’ın, özel bir okulda
verdiği “Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmede Anne, Baba ve
Öğretmenin Rolü” konulu seminerden bahsetmek istiyorum. Bu
seminer benim için bilgilendirici aynı zamanda çok eğlenceli
geçti. Üniversite öğrenciliğim boyunca, elimden geldiğince, okul
öncesi eğitim alanında bilgilendirici ve ufkumu açacağına
inandığım seminer ve benzeri toplantılara katıldım. Ancak, bu
seminerde diğerlerinden farklı olarak konuşmacı ve katılımcılar
arasında etkileşimsel diyaloglar ve paylaşımlar oldu.
Acar Bey, “Özsaygı” ile konuşmasına başladı. Çocuğa verilen,
hissettirilen duyguların, çocuğun “özsaygısı”'nın gelişmesinde ve
hayatının devamında belirleyici olduğunu söyledi. Ben de,
çocukların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamanın, anne-baba
olarak biraz da bizim elimizde olabileceğini düşündüm.
Eisenberg, Murkoff & Hathaway (2002) “Çocuğunuz Büyürken Sizi
Neler Bekler?” adlı kitabında, çocukların “Ufak tefek ev
işleri”nde annelerine yardımcı olmasının, çocukların “başarı”
duygusunu tecrübe etmesini sağladığını belirtiyor. Anne-babaya,
“Ev işlerini eğlenceli kılın, bunları beraberce yapılan bir aile
olayı haline getirin, talepleri mantıklı sınırlar içinde tutun”
(syf 380) notları göz önüne alınarak, çocuğun başarıyı yaşamasının
ve bunun aile tarafından takdir görülerek pekiştirilmesinin
gerektiği vurguluyor.
Ayrıca seminerde, anne ve baba olarak, hayata karşı tutumumuzun,
“mutluluğumuzu ve sağlığımızı” belirlediğinin altı çizildi. Acar
Bey, “Hayata karşı tutumumuzun, hayattan alacağımız doyumu
etkilerken, çevremizdeki çocuğumuzun, öğrencilerimizin ve
astlarımızın “özsaygılarını” da etkilediğini belirtti. Diğer bir
ifadeyle, hayata karşı olumlu tutumumuz sayesinde, birey olarak
kendi sağlığımızı koruyabilir, aynı zamanda bu doyumdan elde
ettiğimiz pozitif enerjiyi çocuklarımıza ve çevremize yansıtarak
onları da olumlu etkileyebiliriz.
Seminere, çocukta özsaygıyı etkileyen başka bir faktör olan,
“yeterlilik duygusu”, ile devam edildi. Çocukta, yeterlilik
duygusunun var olup olmadığını anlamak için, çocuk hakkında ;
“Hayatla mücadele ediyor mu?, Kendini ifade edebiliyor mu?,
Sorumluluk alabiliyor mu?” sorularının cevaplarına bakılması
gerektiği belirtildi. Çocukta yetersizlik duygusunun hayata
yansımasına örnek olarak ise, “inatçılık, kararsızlık, kendini
sınırlama, kavgaya yatkınlık, sosyal ilişkilerden kaçma, hakkının
yenildiği duygusu” verildi.
“Denetim tarzı, iletişim kalitesi”'nin çocuğun özsaygı gelişiminde
belirleyici olduğu ve “gereksiz müdahalelerin” çocuktaki “benlik”
duygusunu azalttığı belirtildi. Acar Bey, “Eğer, kendine güvenen
ve bu güveni etrafa yayan çocuklar istiyorsak, şunu bilmeliyiz ki
bu müdahaleler bunun gerçekleşmesine hizmet etmez” dedi. Bu sözünü
doğrulamak için, bilimsel bir çalışmanın sonucuna dikkat çekti. Bu
çalışmaya göre, normal zeka düzeyinde çocuklar bulunan bir sınıf
“üstün zekalı” olarak adlandırılıyor. Daha sonra, orantılı olarak
değişen öğretmenlerin öğrencilere karşı tutumları sayesinde, yıl
sonunda çocukların akademik başarısında hatta zeka testi
sonuçlarında yükselme saptandı. Acar Bey’e göre bunun tek bir
açıklaması var ki, o da öğrencilerin kendilerine atfettikleri
değerin artması, özsaygılarının artması ve bu şekilde kendilerini
daha rahat ortaya koyabilmeleri.
“Ödül, yönelme davranışını tetiklerken, ceza, kaçma davranışını
tetikliyor.”, mesajı verildi. Yani, çocuğun takdir görebilecek
davranışları konusunda, anneler ve babalar, ödül vermekten
kaçınmamalı. Çocukların uygun olmayan davranışları karşısında,
cezadan kaçınmak için belki yine davranışçıl bir yaklaşım olarak,
çocuklara sunulan “ödüller”de kısıtlama, ödülleri kısa süreliğine
ortadan kaldırma yoluna gidilebilir.
Seminerde çocukta olumlu beklentinin gücü ile ilgili şu cümlelerin
altı çizildi;
• Çocuk kendinden beklenene olumlu karşılık verir,
• Ailenin çocuğa tutumu, çocuğun hayat karşısındaki
tutumunu belirler,
• Güven duyulan, doğruları dile getirilen çocukların,
özsaygısı yüksek olur,
• Güvenilmeyen, sürekli yanlışları yakalanan çocukların
özsaygısında sorun olur.
Yazımı, seminerde son olarak söylenen ve beni çok etkileyen bir
cümleyle noktalamak isterim; “Unutmayın, çocuklar, evde
yaşadıkları olayları, öğrendiklerini unutabilirler ama nasıl
hissettiklerini ASLA unutmazlar!”
Zeynep Özkan
Okul Öncesi Eğitim Uzmanı ve Rehber
--------------------
* Alıntılar, 23.03.07 tarihinde, 10.30-13.30 arasında Mef
Okullarında gerçekleştirilmiş olan, Psk. Acar Baltaş’ ın sunduğu
“Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmede Anne, Baba ve Öğretmenin
Rolü” seminerinden alınmıştır.
* Eisenberg A., Murkoff H. & Hathaway S. (2002). Çocuğunuz
Büyürken Sizi Neler Bekler?. Epsilon.
--------------
Diğer Yazıları;
-
Bırakın, Çocuğunuz Oynasın!
-
(0-1) Yaş Gelişimine Uygun Oyuncak Seçimi
-
(1-2) Yaşındaki Çocuklar İçin Oyuncak Seçimi
-
(3-5)
Yaşındaki Çocuklar İçin Oyuncak Seçimi |